Uzman Psikolog Beste Çokaygil, gece saatlerinde zihnin yoğun bir şekilde çalışıyormuş gibi hissedilmesinin normal olduğunu belirtti. Gün içindeki yoğun uyaranların azalmasıyla birlikte zihnin iç dünyaya yöneldiğini ifade eden Çokaygil, gece ortaya çıkan düşüncelerin çoğunlukla yeni olmadığını, gündüz fark edilmeyen düşüncelerin sessizlik içinde daha belirgin hale geldiğini söyledi.
Günün sonunda hem bedenin hem de zihnin yorulduğunu vurgulayan Çokaygil, yorgun bir zihnin duyguları düzenlemekte ve olaylara nesnel yaklaşmakta zorlanabileceğini dile getirdi. Gündüz çözülebilir görünen bir sorunun gece daha karmaşık ve umutsuz algılanabileceğini belirten uzman, bu nedenle özellikle geceleri önemli kararlar almaktan kaçınılması ve konuların sabaha bırakılarak yeniden değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağını ifade etti.
Çokaygil, gece zihnini meşgul eden düşüncelerin genellikle gelecek kaygılarıyla ilgili olduğunu söyledi. Belirsizlik karşısında zihnin çözüm üretmeye çalıştığını ancak gece yatağında bu imkanın kısıtlı olması nedeniyle düşüncelerin bir süre sonra tekrar etmeye başlayabileceğini belirtti. Psikolojide 'ruminasyon' olarak adlandırılan bu durumun, kişinin çözüme yaklaştığını düşünmesine rağmen aynı kaygı döngüsünde kalmasına neden olabileceğini açıkladı.
Gece artan düşüncelerle başa çıkmak için bazı basit alışkanlıkların faydalı olabileceğini belirten Çokaygil, akla gelen konuları not almak, 'Bunu yarın düşüneceğim' diyerek zihne sınır koymak, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve düzenli bir uyku rutini oluşturmak gibi yöntemlerin zihnin sakinleşmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Uzun süredir devam eden yoğun gece kaygıları, düşünceleri durduramama veya uyku sorunları yaşanması durumunda ise mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.