Türkiye, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nü, ülkede artan çocuk işçiliği ve okullaşma oranlarındaki düşüşle birlikte değerlendirdi. Ekonomik zorluklar ve mesleki eğitim politikaları, çocukları örgün eğitimden uzaklaştırarak iş yaşamına yönlendiriyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2024-2025 Örgün Eğitim İstatistikleri'ne göre, örgün eğitimde olmayan çocuk sayısı bir önceki yıla göre arttı. İlkokul çağında 273 bin 179, ortaokul çağında 484 bin 476, lise çağında ise 1 milyon 130 bin kayıt dışı öğrenci bulunuyor. Açıköğretime kayıtlı 1 milyon 50 bin ve mesleki eğitim merkezlerine (MESEM) kayıtlı 421 bin 633 öğrenciyle birlikte, örgün eğitim dışı çocuk sayısı toplamda 3 milyon 959 bin 288'e ulaştı.
İş Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin 2013-2026 verilerine göre, bu dönemde toplam 862 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 292'si 5-14 yaş arası, 570'i ise 15-17 yaş aralığındaki çocukları kapsıyor. Çocuk işçi ölümlerinin yüzde 52'si tarım ve ormancılık, yüzde 13'ü inşaat, yüzde 7'si konaklama, yüzde 7'si metal ve yüzde 3'ü gıda işkollarında meydana geldi. En çok çocuk işçi cinayetinin yaşandığı il Şanlıurfa olurken, bu ili Gaziantep, İstanbul, Adana, Konya ve Antalya takip etti.
Araştırmacı-yazar Özgür Hüseyin Akış, Türkiye'deki çocuk işçiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akış, 2018'den beri devam eden ekonomik krizin, enflasyon artışıyla birlikte ücretleri erittiğini ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti. TÜİK verilerine göre 2019'da 720 bin olan kayıtlı çocuk işçi sayısının 2024'te 970 bine yükseldiğini, MESEM'lerdeki 504 bin öğrencinin de fiilen işçi statüsünde çalıştığını ifade etti. Kayıt dışı çalışan, tarımda mevsimlik işçi olarak bulunan ve mülteci çocuklar da eklendiğinde, Türkiye'deki toplam çocuk işçi sayısının 2 milyonu aştığını vurguladı.
Akış, yaz aylarında tarımda çalışan çocukların iş güvenliğinden yoksun ve düşük ücretle çalıştırıldığını, bu dönemde iş cinayetlerinin arttığını belirtti. Ayrıca, siyasi iktidarın eğitim politikalarının çocuk yaşta evliliği ve sonrasında çocukların çalışmasını teşvik edebileceği endişesini dile getirdi. Mülteci çocukların da ucuz iş gücü olarak kullanıldığını ve 2013-2026 yılları arasında 98 mülteci çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Medya sektöründeki setlerde çalışan çocuk işçilerin de gelişimleri ve eğitim hayatları üzerindeki etkilerinin sorgulanması gerektiğini ekledi. Akış, çocuk işçiliğiyle mücadelenin, çocukların öncelikli olduğu bir düzenin inşası için tek gerçekçi yol olduğunu savundu.