Almanya ve Avrupa Birliği'ndeki siyasi belirsizlikler, içten yanmalı motorlara olan uzun süreli bağımlılık ve küresel ticaretteki anlaşmazlıklar, Alman otomotiv sektörünü yapısal bir krize sürükledi. Yükselen enerji fiyatları ve Orta Doğu'daki gerilimler de kar marjlarını daraltırken, Asya kaynaklı yoğun rekabet sektörü zorluyor. Almanya ekonomisinin önemli bir parçası olan otomotiv sektörü, toplam katma değerin %5'ini ve istihdamın %3'ünü oluşturuyor. Ancak, 2025 yılında 280 milyar Euro'luk ihracat gerçekleştiren sektörde, tedarikçiler hariç istihdam edilen 725 bin kişinin sayısı bir önceki yıla göre %6,2 oranında azaldı. Bu durum, binlerce ailenin geçim kaynaklarını tehdit ederken, siyasi dengeleri de etkileyerek aşırı sağcı hareketleri besleyebiliyor.
Krizin temel nedenlerinden biri, araç başına düşen işçilik maliyetlerindeki büyük fark. Almanya'da ortalama işçilik maliyeti 3.307 dolar iken, bu rakam Meksika'da 305 dolar, Çin'de ise 597 dolar olarak kaydedildi. Çinli üreticilerin daha az iş gücüyle araç üretebilmesi, Alman firmalarını yatırımlarını Doğu Avrupa ve Meksika gibi bölgelere kaydırmaya yöneltiyor. VDA verilerine göre, Almanya içindeki otomobil üretimi 2016'dan bu yana %28 geriledi. Günümüzde Alman markalı araçların %70'inden fazlası ülke dışında üretiliyor.
Bir dönem Volkswagen satışlarının %37'sini oluşturan Çin pazarı, artık Alman markaları için önemli bir tehdit haline geldi. Çin, ortak girişimlerle üretim teknolojisini geliştirerek küresel elektrikli araç üretiminin %75'ini kontrol ediyor. BAIC Group'un Mercedes-Benz'in en büyük hissedarı olması ve BYD gibi markaların agresif ihracat politikaları sektörü etkiledi. Yılın ilk yarısında Çin pazarındaki satışlarda Mercedes'te %28, Volkswagen'de %26 ve BMW'de %20 düşüş yaşandı.
Derinleşen krizle birlikte ülkenin önde gelen beş otomotiv üreticisi, tarihlerinin en sert küçülme ve tasarruf planlarını uygulamaya koydu. Volkswagen, 100.000 çalışanı azaltmayı hedeflerken faaliyet kar marjı %2,8'e düştü ve Almanya'daki 4 fabrikanın kapatılması planlanıyor. Audi, 2029'a kadar 7.500 kişiyi işten çıkaracak ve Neckarsulm fabrikasının 2030'da kapatılması gündemde. BMW, 2027 sonuna kadar 8.000 kişiyi işten çıkaracak; ikinci çeyrek net karı %35 azalarak 1,2 milyar Euro'ya geriledi. Mercedes-Benz, 2027'ye kadar 5.500 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor ve çekirdek bölüm karı %25 eridi. Porsche ise 2035'e kadar 5.000 kişiyi işten çıkaracak; küresel satışlarda 2020'den bu yana en düşük seviye görüldü.
Sanayideki bu çöküşün toplumsal huzuru bozduğu bir dönemde, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, krizin faturasını Asya pazarına kesti. Merz, Avrupa'nın Çin kaynaklı ithalat dalgasına karşı ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Otomotiv endüstrisini yeniden istikrara kavuşturmak için her şeyi yapıyoruz. Şu anda burası Almanya’daki en zordaki sektör" ifadelerini kullandı.