Son dönemde sosyal medyada Cem Yılmaz'ın geçirdiği kalp krizi sonrası kulak memesindeki çapraz çizginin kalp damar hastalıklarına işaret edebileceği yönündeki iddialar gündeme geldi. Birçok kişi aynada kulaklarına bakarak bu işareti aramaya başladı. Ancak Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, bu konuya açıklık getirdi.
Prof. Dr. Sönmez, 'Dünyada hiçbir kardiyoloji kılavuzu, risk tanımlamasına kulak memesindeki kıvrımları dahil etmez' diyerek, aynada kulak memesine bakmak yerine gerçek risk faktörlerine odaklanılması gerektiğini belirtti. 'Frank işareti' olarak bilinen bu durumun 1973 yılında Sanders Frank adlı bir hekim tarafından koroner kalp hastalığının bir işareti olabileceği iddiasıyla tanımlandığını ancak güncel tıbbi literatürde yer almadığını ifade etti.
Uzmanlar, kalp damar hastalıkları için asıl belirleyici risk faktörlerinin yaş, aile öyküsü, sigara kullanımı, bel çevresi, hareketsiz yaşam, uyku apnesi ve kronik uykusuzluk olduğunu vurguluyor. Ailede 50 yaşından önce babada veya 60 yaşından önce annede kalp hastalığı öyküsü bulunması risk grubunu oluşturuyor. İlerleyen yaşla birlikte kulak memesindeki kıvrımların doğal olarak artabileceği, bunun yaşlanma sürecinin bir parçası olduğu belirtildi.
Sigaranın kalp damar hastalıklarının önemli nedenlerinden biri olduğu, bırakıldığı anda riskin düşmeye başladığı ancak bir yıl sonra riskin yalnızca yarısının ortadan kalktığı ifade edildi. Göbek yağı gibi vücutta belirli bölgelerde toplanan yağların da kalp sağlığı için tehlikeli olduğu, erkeklerde bel çevresinin 102 cm, kadınlarda ise 88 cm'yi aşması durumunda yüksek risk anlamına geldiği aktarıldı. Haftada 150 dakika tempolu yürüyüş gibi düzenli fiziksel aktivitenin önemi vurgulandı.
Yüksek tansiyonun sinsi bir hastalık olduğu ve yıllarca belirti vermeyebileceği uyarısında bulunuldu. Birçok kişinin tansiyonunu ölçtürmediği ve bu durumun büyük bir hata olduğu belirtildi. Evde veya iş yerinde tansiyon aleti bulundurularak düzenli takibin yapılması gerektiği ifade edildi. Yüksek LDL (kötü) kolesterolün damar sertliğine ve kalp krizine yol açabileceği, basit bir kan tahliliyle tespit edilebileceği aktarıldı. Türkiye'de diyabet hastalarının yarısının durumundan habersiz olduğu ve kontrolsüz diyabetin damarlara ciddi zararlar verebileceği belirtildi.
Son olarak, tansiyon, yüksek LDL kolesterol ve diyabet gibi gerçek risk belirteçlerinin kulak memesi kadar esprili olmasa da hayati önem taşıdığı vurgulandı. Aynaya bakmak yerine tansiyon aleti, mezura ve kan tahlillerinin daha doğru bilgiler sunacağı kaydedildi.