Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa, gelişmekte olan ülkelerin karşılaştığı yapısal eşitsizliklerin giderilmesi amacıyla küresel finans sisteminde reform yapılması gerektiğini belirtti. Ablakwa, Karayipler'deki Antigua ve Barbuda'da düzenlenen 28. İngiliz Milletler Topluluğu Hükümet Başkanları Toplantısı'nda (CHOGM) yaptığı konuşmada, özellikle Afrika ülkelerinin küresel finans sistemindeki adaletsizliklerden olumsuz etkilendiğini vurguladı.
Bakan Ablakwa, Afrika ülkelerinin borçlanma maliyetlerinin küresel kuzey ülkelerine kıyasla 8 kat daha fazla olduğuna dikkat çekerek, bu durumun kıtanın borç yükünü artırdığını ve kalkınma yatırımlarını sınırladığını ifade etti. Küresel finans sisteminin yapısal olarak gelişmekte olan ülkelerin aleyhine işlediğini savunan Ablakwa, egemen kredi notları ve yüksek risk primlerinin Afrika ülkelerinin uygun koşullarda finansmana erişimini zorlaştırdığını kaydetti.
Ablakwa, 2000 yılında uygulamaya konulan Ağır Borç Yükü Altındaki Yoksul Ülkeler (HIPC) İnisiyatifi'ne rağmen birçok Afrika ülkesinin yaklaşık 20 yıl içinde benzer borç sorunlarıyla yeniden karşılaştığını belirtti. Gelişmekte olan ülkelerin altyapı, eğitim, sağlık, sanayileşme ve istihdam alanlarındaki yatırım ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için uygun maliyetli sermayeye erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Afrika'nın ortalama yaşının 19 olduğunu hatırlatarak, kıtanın genç nüfusuna sürdürülebilir ekonomik fırsatlar sunulmasının önemine işaret etti.
Afrika ülkelerinin doğal kaynaklarını ham madde olarak ihraç etmek yerine yerel işleme kapasitesini ve sanayileşmeyi geliştirmesi gerektiğini belirten Ablakwa, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama'nın Accra Reset Girişimi'ne atıfta bulundu. Bu girişimin, Afrika'nın doğal kaynaklar üzerindeki sahipliğini artırmayı ve bu kaynakların kullanımından elde edilen faydanın yerel halka ulaşmasını hedeflediğini ifade etti. Yapay zeka ve gelişmekte olan teknolojiler için kritik minerallere yönelik küresel talebin Afrika için önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Ablakwa, kıtanın kaynaklarına erişimi önceleyen ancak yerel ekonomilere yeterli katkı sağlamayan ortaklıklara karşı uyarıda bulundu. Uluslararası ortaklıkların yerel işleme, teknoloji transferi, sanayileşme ve istihdamı güvence altına alması gerektiğini vurgulayan Ablakwa, "Artık doğal kaynakların çıkarıldığı bir yağmalama alanı olmak istemiyoruz. Katma değer üretmek istiyoruz." dedi.