Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmelerinde yer alan ihbar şartına uymayan kiracılarla ilgili emsal nitelikte bir karara imza attı. Bu karar, milyonlarca kiracı ve ev sahibini yakından ilgilendiriyor.
Karara göre, sözleşmede 6 ay önceden bildirim şartı bulunan kiracı, bu şarta uymadan mülkü tahliye ederse, ev sahibine makul süre tazminatı olarak 6 aylık kira bedelini ödemek zorunda kalacak. Bu durum, kiracıların tahliye süreçlerinde daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.
Olayda, bir lojistik deposunun kiralanması amacıyla yapılan sözleşmede, 'Kiracı en az 6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebilir' maddesi yer alıyordu. Sözleşme devam ederken, kiracının mülk sahibine bilgi vermeden dükkanı erken tahliye ettiği iddia edildi. Bu durum üzerine mülk sahibi, erken ve habersiz tahliye nedeniyle zarar gördüğünü belirterek mahkemeye başvurdu. Mülk sahibi, zararının 805 bin dolar olduğunu belirterek bu tutarın faiziyle tahsilini talep etti.
Davalı kiracı ise tahliyenin karşılıklı anlaşma ile yapıldığını savunarak davanın reddini istedi. Yerel mahkeme, sözleşmedeki maddeye dayanarak taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için asgari bir aylık süre gerektiği gerekçesiyle davacının 1 aylık kira bedeli olan 140 bin 630 doları tazminat olarak ödenmesine hükmetti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onadı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinin haklı bir nedene dayandığının ispatlanamadığına hükmetti. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin ve BAM'ın kararını bozarak, sözleşmede kararlaştırılan 6 aylık feshi ihbar süresinin makul süre olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Buna göre, davalının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiğine dikkat çekildi.