Kripto para borsası Binance'in yaklaşık 6,3 milyar dolarlık varlığının siber saldırıdan etkilendiğini duyurması ve olası hırsızlığı önlemek amacıyla bu tutarın yarısının dondurulması, dijital güvenliğe ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Geçtiğimiz hafta Avrupa'da birçok kamu kurumunun internet sitelerini geçici olarak erişime kapatmasına neden olan güvenlik açıkları da bu endişeleri artırdı.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, hiçbir dijital sistemin yüzde 100 güvenli olmadığını belirtti. Binance'e yönelik saldırının, şirketin internet sistemlerine ve yazılımlarına erişim yetkisi bulunan bir DevOps mühendisinin bilgisayarına sızılmasıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu durumun, yalnızca büyük şirketler için değil, vatandaşların mobil bankacılık uygulamaları ve internet üzerinden gerçekleştirdiği işlemler için de ciddi riskler barındırdığına dikkat çekildi. Zararlı yazılımların telefon ve bilgisayarlara yüklenerek kişisel veri ve bilgilerin yetkisiz kişilerin eline geçebileceği vurgulandı.
Siber tehditlerin artık yapay zeka ajanları tarafından da oluşturulduğunu belirten Kırık, kuantum bilgisayarların gelişmesiyle siber güvenlik risklerinin daha da büyüyebileceği ve saldırıların artabileceği uyarısında bulundu. İngiltere ve Japonya'da vatandaşlara nakit para, pil ve mum gibi temel ihtiyaç malzemelerini bulundurmaları yönünde yapılan uyarıların, olası dijital kriz senaryolarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Siber saldırıların hedefinin sadece bankalar ve kripto borsalarıyla sınırlı kalmadığını ifade eden Kırık, enerji santralleri, hastaneler, havalimanları, demiryolları, su arıtma tesisleri ve telekomünikasyon ağları gibi kritik altyapıların da hedef olabileceğini belirtti. Geçmişte CrowdStrike kaynaklı bir güncelleme hatasının uçuşları aksattığını, trenlerin hareket edemediğini ve hastanelerin hizmet vermekte zorlandığını hatırlattı. Kurumlar arasındaki dijital bağlantı nedeniyle bir sektörde yaşanan aksaklığın diğer sektörlere de yayılabileceği vurgulandı. Tek bir siber saldırının günlük hayatı felç edebileceği, bankacılık ve finans sistemlerine erişimin kesilmesiyle işlemlerin yapılamayacağı, elektrik santrallerinin hedef alınmasıyla fabrikaların, hastanelerin ve iletişim altyapılarının etkilenebileceği belirtildi. İnternet altyapısının çökmesi durumunda GSM operatörlerinin hizmet veremeyebileceği ve e-Devlet hizmetlerine erişilemeyebileceği ifade edildi.
Ülkelerin dijital altyapılarının korunmasının ulusal güvenliğin önemli bir parçası haline geldiğini belirten Kırık, siber güvenliğin en az hava sahası ve askeri sınırların korunması kadar önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin elektrik şebekeleri, bankacılık sistemleri, hastaneleri ve haberleşme altyapıları gibi kritik sistemlerini koruması gerektiğini, bu kapsamda Siber Güvenlik Başkanlığı'nın faaliyete geçirilmesinin önemine işaret etti. Geleceğin savaşlarının, bir ülkenin dijital altyapısı hedef alınarak yürütülebileceği belirtildi.