Avrupa Merkez Bankası (ECB), Perşembe günü Frankfurt'ta gerçekleştirdiği Yönetim Konseyi toplantısında politika faizlerini sabit tutma kararı aldı. Bu kararla birlikte, tasarruf sahipleri için önemli olan mevduat faizi yüzde 2,5 seviyesinde sabitlendi.
Hisse senedi ve tahvil piyasalarındaki son dönemdeki dalgalanmalar göz önüne alındığında, bu kararın sürpriz olmadığı belirtildi. ECB, 28 Şubat'ta başlayan ve ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla tırmanan gerilimin ardından faiz oranlarını daha önce iki kez artırmış, son artışı ise Eylül ayında yapmıştı.
Savaşın tetiklediği fiyat artışlarının kısa sürede etkisini yitireceği yönündeki beklentiler henüz tam olarak gerçekleşmezken, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelmesi endişeleri artıyor. Bu durum, para politikası kararlarında dikkate alınan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, görev süresi Ekim 2027'de dolacak olan ECB Başkanı Christine Lagarde'ın, Şubat ayında görevinden erken ayrılacağını duyurması dikkat çekti. Bu gelişme, gelecek yıl Fransa'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ECB başkanlığına yeni bir ismin atanmasının yolunu açıyor. Lagarde'ın gelecekte Dünya Ekonomik Forumu'nun başına geçeceği yönündeki beklentiler de haberlere yansıdı. Reuters'a göre, Lagarde'ın istifa kararının Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilişkili olabileceği belirtiliyor.
ECB Başkanı'na yakın kaynaklara dayandırılan haberlerde, Fransa'da nisan ayında yapılacak seçimlerde aşırı sağcı aday Marine Le Pen'in kazanma ihtimalinin Lagarde'ı endişelendirdiği, bu durumun siyasi tarafsızlığını korumasını zorlaştırdığı ve görüşlerini daha özgürce ifade etmek istemesi nedeniyle erken ayrılık kararını aldığı iddia edildi. Ancak, ECB'den Lagarde'ın istifa gerekçelerine veya gelecek planlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Lagarde'ın, Yönetim Konseyi toplantısının ardından düzenlenecek basın toplantısında konuyla ilgili soruları yanıtlaması bekleniyor.