Ortadoğu'da devam eden savaşlar, ekonomik çöküşler ve kitlesel yerinden edilmeler, bölgedeki gıda üretimini ve tedarik zincirlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bu durum, on milyonlarca insanı ciddi gıda kıtlığı riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Dünya Gıda Güvenliği Günü'nde açıklanan son veriler, krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Yemen'de 18 milyondan fazla kişi, Suriye'de ise yaklaşık 13,3 milyon kişi gıda sıkıntısı çekiyor. Gazze'de gıda sisteminin tamamen çökmesiyle, nüfusun yaklaşık yüzde 77'si yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği yaşıyor. Sudan ise dünyanın en büyük açlık ve ülke içi yerinden edilme krizlerinden biriyle mücadele ediyor.
Birleşmiş Milletler (BM), kıtlığın önlenmesi için insani yardım fonlarının artırılması ve insani erişimin engellenmemesi yönünde defalarca çağrıda bulundu. BM, acil önlem alınmadığı takdirde bölgede milyonlarca insanın daha ağır bir açlık felaketiyle yüzleşebileceği uyarısında bulundu.
Gıda krizinin temel nedenleri arasında yer alan çatışmalar ve ekonomik istikrarsızlıkların giderilmesi için uluslararası toplumun daha etkin rol alması gerektiği belirtiliyor. Tedarik zincirlerinin yeniden kurulması ve yerel tarımın desteklenmesi, uzun vadeli çözümler arasında yer alıyor.