Kamu çalışanlarının ek ödemelerinin emeklilik maaşlarına yansıtılmaması, aktif çalışma dönemindeki maaşları ile emeklilikte alınan aylıklar arasındaki makası giderek açıyor. Bu durum, memurların emekli olmak istememelerine neden oluyor.
2023 yılında memurlara verilmeye başlanan ve şu anda yaklaşık 25 bin liraya ulaşan ilave ödeme (seyyanen zam), emekli olunduğunda alınamıyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, bu konuyu Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında gündeme getirdi. Kahveci, 2008 sonrası göreve başlayan ve emekli olan bir kamu personelinin geçen yıl itibarıyla bağlanan maaşının 18 bin lira olduğunu belirtti. Bu rakamın en düşük emekli aylığının dahi altında kaldığına dikkat çekti.
Kahveci, sosyal güvenlik sisteminin yeniden ele alınması ve baştan aşağıya düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Ek ödeme, ek ders ücreti, teşvik ödemesi ve nöbet ücreti gibi kalemlerin neden emekliliğe esas kazanç olarak değerlendirilmediğini sorguladı. Bu tür düzenlemelerin sosyal güvenlik sisteminin gücünü artıracağını ifade etti. Sistemin daha fazla kayıt altına alınması ve daha fazla prim toplanmasının önemine işaret eden Kahveci, ek ödeme, tazminat, döner sermaye, ek ders ve nöbet ücretleri gibi ödemelerin de emekliliğe esas kazançta değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Çalışırken maaşın önemli bir bölümünü oluşturan bu ödemelerin emeklilerin dışında bırakılmasının, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağı kopardığını belirten Kahveci, bu politikanın yanlışlığından dolayı çalışanların artık 65 yaşını beklemek zorunda kaldığını söyledi. Eskiden 'mezarda emeklilik' olarak nitelendirilen 65 yaş beklentisinin, uygulanan ücret politikalarının yanlışlığı nedeniyle zorunlu bir duruma dönüştüğünü ifade etti.