Haziran 2025'te yeni Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un göreve gelmesinin ardından Kore'de borsada yaşanan baş döndürücü fiyat hareketleri, ülkenin ekonomik yapısını yeniden şekillendirme çabalarının beklenmedik sonuçlar doğurduğunu gösterdi. Darbe girişimi ve anayasal kriz sonrası göreve gelen Lee yönetimi, yapısal reformlar vaadiyle yola çıktı.
Kore ekonomisi, uzun süredir ailelerin kontrolündeki büyük şirketler topluluğu "chaebol"lerin hâkimiyeti altında bulunuyor. Bu durumun, daha küçük firmaları ve girişimleri piyasa dışına ittiği düşünülüyor. Özellikle Samsung ve SK Hynix gibi iki şirketin egemen olduğu bellek çipi üretim sektöründe yoğunlaşan ekonomik güç ve siyasi nüfuz, politika yapım süreçlerini etkileyerek bir "Kore iskontosu"nun oluşmasına neden oldu. Hükümet, bu iskontonun ortadan kaldırılması gerektiği görüşünde.
Yapay zekâ (AI) patlamasının Kore ekonomisine ivme kazandırdığı bu dönemde, Devlet Başkanı Lee'nin temel vaatlerinden biri, yerel şirketlerin küresel emsallerine kıyasla düşük değerlemelerle işlem görmesine yol açan "Kore iskontosu"nu ortadan kaldırarak, hisselerin hak ettikleri değerin üzerinde işlem görmesini sağlayacak bir "Kore primi" yaratmaktı.
Ancak endeksteki aşırı dalgalanmaya yol açan asıl unsur, bu iskontoyu ortadan kaldırmak için izlenen yöntem oldu. Kore piyasasının "gerçek değerinin altında fiyatlandığı" söylemiyle, başta gençler olmak üzere bireysel yatırımcılar hisse senedi piyasasına yönlendirildi. Bu kapsamda, kredili hisse alımları ve diğer borçlanmaya dayalı finansman imkânları genişletildi. En önemli serbestleştirme adımı olarak, bu yılın Mayıs ayında tek hisse senedine dayalı kaldıraçlı Borsa Yatırım Fonlarına (BYF) izin verilmesi gösteriliyor.
BYF'ler, bir grup bileşen hisseden oluşan bir sepete pasif yatırım yapma imkânı sunan sermaye piyasası ürünleridir. Tek hisse senedine dayalı BYF'ler ise yalnızca bir bileşen hisseden oluşurken, kaldıraçlı BYF'ler yapısal olarak borçlanma yoluyla finansman sağlayarak hisse senedindeki fiyat hareketlerini iki kat oranında yansıtıyor. Kore'de piyasaya sürülen 2X kaldıraçlı bu ürünler, dayanak hisse senedindeki her %5'lik yükselişi %10'luk kazanca çevirme potansiyeli sunuyor. Ancak bu tür ürünlerin, ABD'de olduğu gibi temel amacı kısa vadeli spekülatif pozisyonları aynı gün kapatmak olan günlük alım-satımcılar (day trader) için tasarlandığı belirtiliyor.
Buna karşın Kore'de böylesine "yüksek kaldıraçlı" bir spekülatif ürün, hisse senedi yatırımında deneyimsiz olan genç ücretli çalışanlar da dâhil olmak üzere bireysel yatırımcıların kullanımına sunuldu. Tek hisse senedine dayalı kaldıraçlı BYF'lerin Seul borsası üzerindeki etkisi, bireysel yatırımcılar, dayanak hisse senetleri ve ihraççı kuruluşlar açısından ayrı ayrı değerlendiriliyor.