İsveç parlamentosunda 29 Nisan'da kabul edilen ve Avrupa ile Kuzey ülkeleri arasındaki en sert yabancılar yasası olarak nitelendirilen düzenleme, 7 Haziran'da yürürlüğe girecek. Yeni yasa ile birlikte İsveç'in göçmen ve sığınmacılara yönelik politikalarında önemli bir değişikliğe gidiliyor.
Modern İsveç'in kurucusu Tage Erlander'in temellerini attığı ve ülkenin kapılarını göçmenlere açmayı öngören 'İsveç modeli'nin değiştiği belirtiliyor. Efsanevi başbakan Olof Palme döneminde 'herkesin evi' olarak tanımlanan İsveç'in, 'mazlumların barınabileceği bir göçmen ülkesi' haline geldiği düşünülüyordu. Ancak zamanla bu durumun değiştiği ifade ediliyor.
Yeni yasayla birlikte vatandaşlık başvurusu için gereken bekleme süresi 5 yıldan 8 yıla çıkarıldı. Bu durum, geçmişe dönük olarak uygulanacak ve yaklaşık 100 bin göçmen ile sığınmacıyı etkileyecek. Vatandaşlık başvurusu yapanların bu süre zarfında devlet yardımından yararlanmamaları ve yıllık brüt gelirlerinin en az 250 bin İsveç kronu olması şartı getirildi. Ayrıca, kamu kurumlarını yanıltmak, sosyal yardım sistemini kötüye kullanmak, ciddi borç yükü altında olmak veya 'İsveç'in demokratik değerleriyle örtüşmeyen davranışlar sergilemek' gibi durumlar, oturma izni başvurularının reddedilmesi için yeterli sebep sayılacak.
Sığınmacılara doğrudan süresiz oturma izni verilmesi uygulaması sona erdirildi. Oturma izinleri belirli tarihlerde uzatılacak ve sığınmacıların 'uyumluluğu' değerlendirilecek. Karar verilene kadar sığınmacılar kamplarda kalacak. Birleşmiş Milletler aracılığıyla ülkeye alınacak yıllık mülteci sayısı da 5 binden 900'e düşürüldü.
Aile birleşimlerinde akrabalık bağlarının kanıtlanamaması durumunda DNA testi uygulanacak. Güvenlik soruşturmaları kapsamında, başvuru sahiplerinin İsveç ve geldikleri ülkelerdeki adli sicilleri, borçları ve icra kayıtları incelenecek. Yasa, öğretmenler, sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine, karşılaştıkları kaçak göçmenleri 'ihbar etme' zorunluluğu getiriyor. Göçmen gençler için de önemli değişiklikler yapıldı; 18 yaşına geldiklerinde iş sahibi olmayan veya eğitimine devam etmeyenler sınır dışı edilecek.
Merkez İstatistik Bürosu (SCB) verilerine göre, İsveç'in yaklaşık 10.5 milyonluk nüfusunun 2.1 milyonu yurtdışı doğumlu. Demografik projeksiyonlara göre, 2065 yılında göçmen kökenli nüfusun yerli nüfusu geçmesi bekleniyor. Irkçı partinin dışarıdan desteğiyle iktidardaki sağcı koalisyon tarafından çıkarılan bu yasanın, göçmen ve sığınmacıların hakları açısından bir geriye dönüş olduğu ve 'İsveç efsanesinin sonu' olarak yorumlandığı belirtiliyor.