İspanya Meclisi, Batı Sahra'da 1977'den önce doğanların ve onların soyundan gelenlerin İspanyol vatandaşlığına kabul edilmesini öngören yasa tasarısını onayladı. Kuzey Afrika'daki tartışmalı bölgeye yönelik bu adım, azınlık sol koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakı tarafından sunuldu.
Mecliste yapılan oylamada tasarı 168 'evet', 31 'hayır' oyuyla kabul edilirken, 148 milletvekili çekimser kaldı. Sol görüşlü siyasi partiler ile Bask, Katalonya ve Galiçya'daki ayrılıkçı siyasi partilerin temsilcileri, bu düzenlemeyi 'tarihi bir gelişme' olarak değerlendirdi. Ana muhalefetteki Halk Partisi (PP) ve Katalonya için Birlik (Junts) partileri oylamada çekimser kalırken, aşırı sağcı Vox partisi tasarıya 'hayır' oyu verdi.
Tasarı, önümüzdeki süreçte Senato'da görüşülecek. Senato'da PP'nin çoğunlukta olması nedeniyle tasarının değişikliğe uğraması ve ardından nihai karar için tekrar Meclis'e sevk edilmesi bekleniyor. Eğer yasa yürürlüğe girerse, yaklaşık 80 bin ile 120 bin arasında Batı Sahralının İspanyol vatandaşlığı hakkından faydalanması öngörülüyor.
Bu yasa tasarısının oylanması, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprakları Sebte'deki (Ceuta) düzensiz göçmen akını ve Fas'ın bu konudaki olası rolüne ilişkin tartışmaların ortasında gerçekleşti. Siyasi çevreler, Batı Sahra konusundaki bu girişimin Fas'tan tepki çekebileceği yorumunu yapıyor. İspanya, 14 Kasım 1975 tarihli Madrid Anlaşması ile Batı Sahra'daki egemenliğinden feragat etmiş, bölgenin kuzey ve orta kısımları Fas'a, güney kısmı ise Moritanya'ya bırakılmıştı. Moritanya'nın 1979'da bölgeden çekilmesinin ardından, Fas'ın egemenlik iddialarına karşı çıkan Polisario Cephesi, Cezayir'in desteğiyle silahlı mücadele başlatmıştı. Polisario Cephesi, 1991'de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güçlerine karşı mücadele verdi. Ancak ateşkes sonrası Batı Sahra'nın statüsü konusunda yürütülen müzakereler bugüne dek sonuçsuz kaldı. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, görev süresi boyunca Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdığını ve Fas'ın özerklik önerisini kalıcı çözümün temeli olarak desteklediğini açıklamıştı.