Kahramanmaraş'ta, 2021 yılında Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin yeni doğan yoğun bakım servisinde meydana gelen olayda, düşük kiloyla dünyaya gelen D.E.B. isimli bebeğe kan alma işlemi sırasında şiddet uyguladığı iddia edilen hemşire H.D.B. hakkında karar verildi.
Olay, 26 Mayıs 2021'de nöbetçi hemşire H.D.B.'ın, D.E.B.'dan kan almak isterken bebeğin huysuzlanması üzerine yaşandı. İddialara göre, Bağrıyanık, yaklaşık 14 dakika süren işlem sırasında bebeğin başına vurarak bacağını sıktı ve bu sırada bebeğin bacağının kırılmasına neden oldu. Olay, güvenlik kameraları tarafından da kaydedildi.
Bebeğe uygulanan şiddet, 5 gün sonra, 31 Mayıs 2021'de başka bir hemşire tarafından fark edildi. Hastane yönetimi, H.D.B.'ın sözleşmesini feshederken, adli soruşturma sonucunda Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde kasten yaralama suçundan dava açıldı.
Davanın 15. duruşmasında karar çıktı. Duruşmaya taraf avukatları katılırken, tutuklu sanık H.D.B., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla cezaevinden mahkemeye bağlandı. Bağrıyanık, önceki savunmalarını tekrarlayarak beraatini talep etti. Cumhuriyet savcısı ise kamera kayıtları, adli tıp raporları ve dosya kapsamını değerlendirerek, sanığın kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğunu belirtti. Savcı, kamu görevini kötüye kullanarak, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı silahla eylemde bulunması ve kemik kırığına neden olması gerekçeleriyle cezanın artırılmasını talep etti.
Sanık H.D.B., savunmasında D.E.B.'ın engelli kalmasıyla eylemi arasında illiyet bağı olmadığını öne sürdü. Yaptıklarından dolayı pişman olduğunu ve özür dilediğini belirten Bağrıyanık, 10 aydır tutuklu olduğunu ve savcının istediği cezanın infazını yattığını ifade ederek tahliyesini istedi.
Mahkeme, hakimin takdir indirimini uygulamadığı duruşma sonunda, H.D.B.'a 'Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiyi sahip olduğu kamu görevini kötüye kullanarak kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama' suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verdi. Sanığın samimi ve ciddi bir pişmanlığının tespit edilememesi nedeniyle cezada herhangi bir indirim yapılmazken, tutukluluk halinin devamına karar verildi.