Küresel rafinaj krizinin derinleşmesi ve petrol stoklarının azalması, akaryakıt fiyatları üzerinde baskıyı artırıyor. Bu durum, yurt içi piyasada motorine yeni bir zam olasılığını gündeme getirdi.
Orta Doğu'daki çatışmalar ve Rusya'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, küresel rafinaj sektöründe aksamalara neden oluyor. Bu aksamalar, akaryakıt piyasalarında yeni bir fiyat artışı dalgasını tetikliyor. Dünya genelinde işlenmiş yakıt arzındaki daralma, yurt içi piyasadaki geçici durgunluğu sona erdirerek motorin litre fiyatını yeniden zam sınırına taşıdı.
Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, uluslararası piyasalardaki artış eğilimi iç pazara doğrudan yansıyacak. Akaryakıt fiyatlarında bir süredir devam eden durgunluğun sona erdiğine işaret eden kaynaklar, motorin grubunda her an yeni bir artışın pompaya yansıyabileceğini belirtiyor. Henüz resmi bir zam kararı açıklanmamış olsa da, küresel piyasalardaki yukarı yönlü trendin sürmesi halinde fiyat artışının kısa süre içinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Küresel ölçekte Brent petrolün varil fiyatı zirve seviyelerden gerileme kaydetse de, işlenmiş akaryakıt ürünleri bu düşüşe paralel bir seyir izlemiyor. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle Orta Doğu'daki rafinaj kapasitesinin %20'den fazlası devre dışı kalırken, Ukrayna'nın saldırıları sonrası Rusya'nın rafinaj üretimi %30 oranında azaldı. Bu gelişmeler, ham petrol fiyatları gevşese dahi Avrupa ve ABD'de motorin ve benzin fiyatlarının rekor seviyelerde kalmasına neden oluyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve ABD Enerji Bilgi Yönetimi (EIA) verileri, krizin ilk aylarında piyasayı dengeleyen yakıt stoklarının neredeyse tamamen tükendiğini gösteriyor. ABD'de motorin stokları son 30 yılın en düşük mevsimsel seviyesine gerilerken, küresel rafineri üretimi talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Bölgede olası bir diplomatik uzlaşı sağlansa dahi, Basra Körfezi'nde hasar gören çok sayıda rafinerinin onarımının uzun zaman alacağı öngörülüyor. Tükenen depolardaki stokları yeniden doldurma zorunluluğu da eklenince, akaryakıt fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının ve bunun tetiklediği küresel enflasyon riskinin önümüzdeki yıllara yayılabileceği ifade ediliyor.