ABD Hazinesi, 2024'ün başından bu yana uygulanan tahvil ihraç yönlendirmelerinde önemli bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Piyasa analistleri, Çarşamba günü açıklanacak üç aylık borçlanma planında uzun vadeli tahvil satışlarının azaltılması yönünde bir adım atılmasını bekliyor. Bu değişikliğin, finansman ihtiyacının daha büyük bir kısmının Hazine bonoları ve kısa vadeli tahviller aracılığıyla karşılanmasının önünü açabileceği değerlendiriliyor.
Citigroup tarafından yapılan değerlendirmede, bu değişikliğin beklenenden daha erken gerçekleşebileceği ve ABD Hazinesi'nin 20 ve 30 yıllık tahvil satışlarını mevcut aydan itibaren azaltabileceği öngörülüyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, son dönemde yüksek tahvil getirilerinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirmiş ve ekim başında uzun vadeli faizlerin son 20 yılın zirvesine ulaşmasının ardından tahvil geri alımlarını artırma yoluna gitmişti.
Insight Investment analisti A.L.'a göre, yapılan geri alımlar getiriler üzerinde anlamlı bir etki yaratmak için yetersiz kalıyor. Larusse, Hazine'nin asıl güçlü aracının ihraçların miktarı ve vade yapısındaki kompozisyon olduğunu belirtiyor. Ancak, uzun vadeli tahvil satışlarını azaltıp kısa vadeli bonolara yönelmenin de kendi riskleri bulunuyor. Bir yıla kadar vadesi olan bonoların sürekli olarak yenilenmesi gerekiyor ve ABD Hazinesi'nin bazı haftalarda yarım trilyon doları aşan kısa vadeli borçlanmalara başvurduğu gözlemleniyor. Geçen hafta 839 milyar dolarlık rekor bir bono satışı gerçekleştirildi.
Eylül ayı itibarıyla dolaşımdaki federal borç içinde bonoların payı yaklaşık %22'ye yükselerek, Hazine Borçlanma Danışma Komitesi'nin (TBAC) uzun vadede önerdiği ortalama %20 seviyesini aşmış durumda. Bankalar ise strateji değişikliğinin zamanlaması konusunda farklı görüşlere sahip. UBS, bu hafta somut bir ihraç değişikliğinden ziyade geleceğe yönelik yeni bir yönlendirme beklerken, fiili değişikliğin mayıs ayına kadar başlamayacağını tahmin ediyor. JPMorgan ise Hazine'nin mevcut yaklaşımını 2027'ye kadar sürdürmesini ve ihale büyüklüklerinde bir değişiklik yapmamasını bekliyor.
Buna karşılık Barclays, Bank of America, Goldman Sachs ve UBS gibi birçok kurum, mevcut yönlendirmenin Hazine'ye ihraçların zamanlaması ve vade dağılımı konusunda daha fazla esneklik sağlayacak şekilde güncellenmesini bekliyor. Çarşamba günü açıklanacak borçlanma planında tahvil geri alımları da önemli bir gündem maddesi olacak. Hazine daha önce 10-30 yıl vadeli tahvillerdeki geri alım miktarını üç katına çıkararak her işlem için 6 milyar dolara yükseltmişti ve yatırımcıların büyük çoğunluğu bu seviyenin korunacağını öngörüyor. Goldman Sachs'a göre, Hazine'nin geri alımları borcun vade yapısını yönetmek için kullandığı bir araç olarak açıkça tanımlaması, programın piyasa üzerindeki etkisini artırabilir.
Bununla birlikte JPMorgan, önümüzdeki yıllardaki yüksek borçlanma ihtiyacı ve bono talebinde gözlemlenen yavaşlama işaretleri nedeniyle uzun vadeli tahvil satışlarını azaltmanın ihtiyatlı bir strateji olmayabileceği görüşünü savunuyor.