Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte üst solunum yolu ve bağırsak enfeksiyonlarında artış gözlemlenirken, Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlendirmek için önemli uyarılarda bulundu.
Uzm. Dr. Özçelik, yaz aylarındaki yoğun seyahat, kalabalık ortamlar, bozulan uyku ve beslenme düzeni ile yorgunluğun bağışıklık sistemini zayıflatabildiğini belirtti. Okulların açılması ve havaların serinlemesiyle enfeksiyon riskinin artabileceğine dikkat çeken Özçelik, tatil sonrası hastalıkların genellikle yaşam tarzı değişikliklerinden kaynaklandığını ifade etti. Basit hijyen kuralları, dengeli beslenme ve yeterli dinlenmenin bu süreci daha sağlıklı atlatmaya yardımcı olacağını söyledi.
Özçelik, özellikle el hijyeninin önemini vurgulayarak, ellerin sık sık en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmasını önerdi. Toplu taşıma, market ve ortak alanlar sonrasında el dezenfektanı kullanımının da bulaşıcılığı azalttığını belirtti. Tatil döneminde aksayan uyku düzeninin de hızla normale döndürülmesi gerektiğini söyleyen Özçelik, yetişkinlerin 7-8 saat, çocukların ise 9-12 saat kaliteli uyumasının bağışıklık sistemi için kritik olduğunu ekledi. Günlük 2-2,5 litre su tüketiminin önemine değinen Özçelik, susama hissi olmasa bile vücudun sıvı ihtiyacının devam ettiğini hatırlattı.
Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla C vitamini açısından zengin portakal, mandalina, kivi, kırmızı biber, maydanoz ve brokoli gibi besinlerin tüketilmesini tavsiye eden Özçelik, yoğurt ve turşu gibi probiyotik kaynakların yanı sıra çinko içeren kabak çekirdeği ve kuruyemişlerin de beslenmede yer alması gerektiğini belirtti. Haftada en az iki kez balık tüketilmesini öneren Özçelik, işlenmiş gıdalar ve aşırı şekerden kaçınılmasını tavsiye etti. Tatil dönüşü yaşanan yorgunluğun hafife alınmaması gerektiğini, ilk hafta yoğun tempoya girilmemesini ve dinlenme molaları verilmesini önerdi. Uçak, otobüs, metro gibi kapalı alanlarda mesafenin korunması gerektiğini, ihtiyaç halinde maske kullanılabileceğini belirtti.
Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, inatçı öksürük, kanlı ishal, ağız kuruluğu veya idrar azalması gibi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğini vurgulayan Özçelik, bebekler, yaşlılar ve kronik hastalığı olanların risk grubunda olduğunu kaydetti. Sonbahar için grip aşısının eylül-ekim aylarında yapılmasını öneren Özçelik, D vitamini seviyelerinin kontrol ettirilmesi, düzenli yürüyüş ve hafif egzersizlerin önemine dikkat çekti. Okula başlayacak çocukların aşı takvimlerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Tatil sonrası iş ve okul temposuna dönüşün stres seviyesini artırabileceğini, kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri ve hobilerle stresin azaltılabileceğini söyledi. Ayrıca ev, ofis ve sınıfların düzenli olarak havalandırılmasının, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını azaltmaya yardımcı olacağını ifade etti.