Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, Türkiye'nin ham çelik üretimi bu yılın ilk üç ayında geçen yıla kıyasla yüzde 5,3 artış gösterdi. Bu dönemde toplam 9,7 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirildi.
Mart ayında ise ham çelik üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 artarak 3,3 milyon tona ulaştı. Nihai mamul tüketimi de aynı dönemde önemli bir yükseliş kaydetti. Mart ayında tüketim yıllık bazda yüzde 20,9 artışla 3,2 milyon tona çıkarken, ilk çeyrek toplamı yüzde 8,9'luk bir artışla 9,9 milyon ton olarak gerçekleşti.
İhracat rakamlarında ise düşüş yaşandı. Çelik ürünleri ihracatı mart ayında miktar olarak yüzde 5 artışla 1,5 milyon tona, değer olarak ise yüzde 0,5 yükselişle 1 milyar dolara ulaştı. Ancak yılın ilk çeyreğinde, ihracat miktar bazında yüzde 6,8 azalarak 3,5 milyon tona, değer bazında ise yüzde 9,4 düşüşle 2,3 milyar dolara geriledi.
İthalat tarafında ise artış eğilimi gözlendi. Mart ayında ithalat miktar bazında yüzde 38,2 artışla 1,6 milyon tona, değer olarak da yüzde 23,4 yükselişle 1,1 milyar dolara ulaştı. Ocak-mart döneminde ithalat miktar olarak yüzde 2,6 artışla 4,3 milyon tona çıkarken, değer bazında yüzde 1,5 azalışla 3 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.
Bu gelişmeler sonucunda, geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 77,8'e indi.
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, küresel gelişmelerin sektöre etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Yayan, Körfez ve Orta Doğu'daki gerilimlerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle daha temkinli hareket ettiğini ifade etti.
Yayan, coğrafi yakınlık ve kalite avantajının Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür kıldığını söyledi. Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükselişin yanı sıra navlun ve sigorta giderlerindeki artışın, üretim maliyetlerini yukarı yönlü etkilediğini ve sektörün rekabet gücünü zorladığını vurguladı. Avrupa Birliği'nin ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemelerinin sektörün önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti. Çin, Hindistan ve Endonezya'nın büyümelerini çelik sektöründeki gelişmelere dayandırdığını, Birleşik Krallık'ın ise çelik sektörünü kritik ilan ederek kota seviyelerini yüzde 60 düşüreceğini açıkladığını hatırlattı. Yayan, korumacılığın çelik sektöründe hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye'nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde korumasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.