Rusya, topraklarına yönelik saldırılara karşılık olarak Ukrayna'yı nükleer silah kullanma tehdidiyle uyardı. Ukrayna ordusu, son dönemde Rusya topraklarına yönelik saldırılarını artırarak hassas noktaları hedef alıyor.
Mayıs ayında Moskova ve çevresine yönelik büyük bir insansız hava aracı saldırısı düzenlenmiş, Taganrog şehrindeki askeri tesiste bulunan stratejik uçaklar vurulmuş ve kuru havuzdaki bir Rus savaş gemisi hasar görmüştü. Bu gelişmelerin ardından Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya'nın toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir girişimin nükleer silah kullanımını tetikleyebileceğini belirterek, ülkesinin kararlılığının sınanmaması gerektiğini dile getirdi.
Moskova'dan gelen bu üst düzey uyarı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Savunma analistleri, nükleer silah tehdidinin büyük ölçüde psikolojik bir savaş taktiği olarak kullanıldığını değerlendiriyor. Rusya'nın temel amacının, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya sağladığı askeri yardımları azaltmak ve Ukrayna yönetimini müzakere masasına çekmek olduğu öne sürülüyor. Nükleer bir çatışmanın yaratacağı küresel yıkım ve Rusya'nın önemli müttefiki Çin'in dahi bu tür bir senaryoya karşı çıkması, tehdidin blöf olma ihtimalini güçlendiriyor.
Diğer yandan, Ukrayna'nın Rusya topraklarına yönelik derin operasyonları, Rusya'nın askeri lojistiğine ve iç güvenliğine önemli darbeler vuruyor. Kiev yönetimi, bu saldırılarla hem kendi kamuoyuna moral desteği sağlamayı hem de Rus halkına savaşın maliyetini doğrudan hissettirmeyi amaçlıyor. Ryabkov'un açıklamaları, Kremlin'in kendi topraklarında yaşadığı güvenlik açıklarını nükleer söylemlerle örtme çabası olarak da yorumlanıyor. Savaşın gelecekteki seyri, bu karşılıklı hamlelerin yalnızca askeri bir gözdağı mı yoksa daha büyük bir krizin başlangıcı mı olduğunu belirleyecek.