İsrail'de genel seçimler için oy verme işlemleri tamamlandı. Yaklaşık 600 bin çift zarflı oyun sayımının ardından, Başbakan Binyamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot arasındaki mücadelenin sonucunu küçük partilerin durumu ve koalisyon pazarlıkları belirleyecek.
Sandıkların kapanmasıyla birlikte seçim süreci sona ermedi; iktidarın geleceğini belirleyecek hassas bir aşamaya geçildi. Yaklaşık yüzde 74,3 olarak açıklanan katılım oranı, seçimin toplum için taşıdığı önemi gözler önüne serdi. Ancak yüksek katılımın hangi siyasi bloka avantaj sağladığı henüz netlik kazanmadı.
Bu seçimde partilerin sıralamasından ziyade, hükümet kurabilecek bir çoğunluğun oluşup oluşmadığına bakılacak. Likud için öngörülen 24 sandalye ve muhalefet partileri için açıklanan yaklaşık 50 sandalyelik çıkış anketi tahminleri, henüz iktidarın adresini göstermiyor. Farklı anketlerdeki rakamların birleştirilmesi yanıltıcı olabilir.
İsrail siyasetinde asıl belirleyici unsur, en büyük partinin kim olduğundan çok, diğer partilerle kimin işbirliği yapabileceğidir. Seçim barajı olan yüzde 3,25'in hemen altındaki veya üstündeki partilerin durumu kritik önem taşıyor. Dört bin oy gibi küçük bir fark, bir partiyi parlamento dışında bırakabileceği gibi yaklaşık dört sandalyelik bir temsil gücü de kazandırabilir. Bu nedenle, baraj altında kalan listelerin oyları dağılım dışı tutulduğunda, parlamentoya giren diğer partilerin sandalye payları değişebilir.
Katılımın yükselmesiyle birlikte barajı aşmak için gereken mutlak oy sayısı da artıyor. Bu durum, küçük partiler için seçmenini sandığa götürmenin yanı sıra toplam seçmen hareketliliğine ayak uydurabilmeyi de zorunlu kılıyor. Büyük partilerin tabanlarını yoğun biçimde harekete geçirdiği bir seçimde, küçük ortakların aynı hızla büyüyememesi, bütün blok açısından kayıp yaratabilir.
120 sandalyenin tamamı ilk dağılımda paylaşılmıyor. Kalan milletvekillikleri, Bader-Ofer yöntemiyle dağıtılıyor. Bu hesaplamada partilerin toplam oyları, mevcut sandalye sayılarına bir eklenerek elde edilen sayıya bölünüyor ve en yüksek değere ulaşan taraf sıradaki sandalyeyi kazanıyor. Bu teknik hesaplama, bloklar arasındaki fark daraldığında hükümetin kurulup kurulamayacağını belirleyebilir.
Seçim öncesi yapılan oy anlaşmaları da sonuçları etkiliyor. Likud ile Dini Siyonizm, Şas ile Birleşik Tevrat Yahudiliği, Yaşar ile Demokratlar, Birlikte İttifakı ile İsrail Evimiz ve Ortak Liste ile Ra'am'ın yaptığı anlaşmalar, kalan sandalyelerin dağıtımında tarafların birlikte değerlendirilmesini sağlıyor. Bu işbirliği ek sandalye kazanma ihtimalini artırabilir, ancak taraflardan biri baraj altında kalırsa anlaşma onu parlamentoya taşımaz.
Yaklaşık 600 bine ulaşması beklenen çift zarflı oylar, seçim gecesindeki tablonun ihtiyatla yorumlanmasını gerektiriyor. Askerler, hastanede tedavi görenler ve mahkumlar gibi özel koşullardaki seçmenlerin oyları, nihai sonucu etkileyebilir.