İsrail askeri mahkemesi, Filistinli gazeteci Mahmud Fatafita'yı sözde "kışkırtıcılık" suçlamasıyla 4 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Filistin Gazeteciler Sendikası, Fatafita hakkındaki mahkumiyet kararını kınayarak, bunun "Filistinli gazetecileri hedef alma silsilesinin yeni bir halkası, ifade özgürlüğünü baskılama ve susturmaya yönelik sistemli bir girişim" olduğunu belirtti.
Sendika açıklamasında, gazetecilerin mesleki faaliyetleri veya fikir beyanları nedeniyle İsrail askeri mahkemelerinde yargılanmasının "uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali" olduğunu vurguladı. Askeri yargı sisteminin, gazetecileri cezalandırmak, korkutmak ve mesleklerini yapmalarını engellemek amacıyla bir araç olarak kullanıldığı kaydedildi.
İsrail makamlarının "kışkırtıcılık" suçlamasını, gazetecileri, aktivistleri ve düşünce insanlarını takibata uğratmak için esnek bir bahane haline getirdiği aktarılan açıklamada, uluslararası kurumlar ve insan hakları örgütleri, İsrail'e baskı yapılması ve Fatafita başta olmak üzere tutuklu tüm Filistinli gazetecilerin serbest bırakılması için acil eyleme çağrıldı.
İsrail ordusu, Fatafita'yı 30 Mayıs 2024'te işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan Beytüllahim'in kuzeydoğusundaki "Container" askeri kontrol noktasından geçtiği sırada gözaltına almıştı. Filistin Esirler Cemiyeti'nin 16 Ağustos'ta yayımladığı rapora göre İsrail, Gazze'deki saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana gözaltına alınan 250'den fazla gazeteciden yaklaşık 40'ını halen cezaevlerinde tutuyor. Cemiyet ayrıca, 7 Ekim 2023'ten bu yana Nidal el-Vahidi ve Heysem Abdülvahid adlı iki gazetecinin zorla kaybettirilme mağduru olduğunu, gazeteci Mervan Harzallah ile İhab Diyab'ın ise İsrail hapishanelerinde hayatını kaybettiğini bildirdi.