Ermenistan, bu hafta sonu 7 Haziran Pazar günü yapılacak parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Seçimler, ülkenin hem Türkiye ile ilişkileri hem de ABD-AB-Rusya arasındaki denge açısından büyük önem taşıyor.
Yaklaşık 3 milyon nüfuslu Ermenistan'da 2018'den bu yana başbakanlık görevini yürüten Nikol Paşinyan'ın lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisi, kamuoyu yoklamalarında önde görünüyor. Bazı anketlerde yüzde 32, bazılarında ise yüzde 65'e varan destek oranına sahip olduğu belirtilen parti, 107 koltuklu Ulusal Meclis'te çoğunluğu sağlaması bekleniyor.
Sivil Sözleşme Partisi'nin başlıca rakipleri arasında Rus vatandaşı iş insanı Samvel Karapetyan'ın başında olduğu Güçlü Ermenistan İttifakı ve eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'ın liderliğindeki Ermenistan İttifakı bulunuyor. Ancak bu iki oluşumun anketlerde yüzde 10'luk oy oranını geçemediği ifade ediliyor.
Paşinyan'ın siyasi çizgisinde, 2020 ve 2023 Karabağ yenilgilerinden Rusya'nın sorumlu tutulduğu görülüyor. Ermenistan, Paşinyan döneminde Batı ile daha yakın ilişkiler kurdu. Geçtiğimiz yıl Ermenistan parlamentosu, Avrupa Birliği'ne katılım sürecini resmen başlattı. Mayıs ayında Erivan'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesine Avrupa liderleri katıldı. Bu gelişmelere karşılık Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan'ın AB ile yakınlaşmasının Avrasya Ekonomik Birliği'ne zarar verdiği gerekçesiyle Rusya'nın Erivan Büyükelçisi'ni Moskova'ya çağırdı.
Diğer yandan Paşinyan'ın ABD ile ilişkileri de üst düzeye taşındığı belirtiliyor. Azerbaycan ile barış anlaşmasının ABD gözetiminde paraflandığı ve Zengezur Koridoru'na ABD Başkanı Donald Trump'ın adının verildiği kaydedildi. Trump'ın, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Ermenistan ziyaretinin ardından Paşinyan'a seçimlerde destek verdiği açıklandı. ABD ve AB'nin Paşinyan'a verdiği destek karşısında, Karapetyan ve Koçaryan'ın partilerinin Rusya destekli olduğu yorumları yapılıyor.
7 Haziran seçimleri, Ermenistan-Türkiye ilişkileri açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Türkiye, Karabağ işgali nedeniyle 1993'te kapattığı sınır kapılarını ve dondurduğu ilişkilerini 2021'den itibaren normalleştirme sürecine girmişti. Bu süreçte doğrudan ticaretin başlaması gibi adımlar atılsa da, sınır kapıları henüz açılmadı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, ilişkilerin normalleşmesi durumunda Azerbaycan ile barış anlaşmasının imzalanması için önemli bir nedenin ortadan kalkacağını ve anlaşma imzalandığı an sınır kapılarının açılacağını belirtmişti. Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov da seçimler ve anayasa değişikliği sonrasında Türkiye sınırının açılacağını ifade etmişti. Bu açıklamalara rağmen, sınır kapılarının seçimden önce açılabileceğine dair beklentiler de mevcut.