Tarım ürünlerinde alım fiyatları, üreticilerin beklentilerinin altında açıklanmaya devam ediyor. Bu durum, çiftçilerin ekonomik olarak zorlanmasına neden oluyor.
Fındıkda kilogram başına en az 300 lira seviyesinde bir beklenti bulunurken, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından Giresun kalite fındık için 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira alım fiyatı belirlendi. Geçtiğimiz yıllarda levant kalite fındık alım fiyatında %50'nin üzerinde artışlar görülürken, bu yılki artışın %28.21'de kalması dikkat çekiyor.
Hububat ürünlerinde de benzer bir durum yaşandı. TMO'nun buğday için ton başına açıkladığı 16.500 lira, üreticilerin beklediği 20.000 lira seviyesinin altında kaldı. Arpa için belirlenen ton başına 12.750 lira alım fiyatı da, üreticilerin en az 17.000 lira beklentisini karşılamadı.
Zeytinyağında ise TARİŞ'in 2025-2026 sezonu için ilk açıkladığı fiyatlar, enflasyonla mücadele gerekçesiyle iktidar tarafından düşürülmüştü. Fiyat 320 liradan 290 liraya indirilmişti.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, alım fiyatlarının belirlenmesinde çiftçi maliyetlerinin yeterince dikkate alınmadığını belirtti. Kapıkıran, “Alım fiyatı belirlenirken, bütçe büyüme payı konulmuyor. Refah payı konulmuyor. Enflasyon kaybı konulmuyor. Sadece bir maliyet hesabıyla bu işi yapmak çok sağlıklı görünmüyor” dedi. Bu durumun çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden Kapıkıran, “Çünkü çiftçi hangi ürüne dönse o üründe de aynı anlayışla karşılaşıyor. Orada da kâr etmeyeceğini düşünüyor” diye konuştu.
Kapıkıran, taban alım fiyatını açıklayan kurumların bile bu fiyatların altında alım yapabildiğine dikkat çekerek, “TMO arpada 12 bin 750 lira fiyat açıkladı. Ancak 11 bin liradan alım yapılıyor. Neden böyle yapıyorsunuz? Oysa bu kurumlar çiftçilerin maliyetinin altına satış yapmamasını sağlamakla yükümlüler. Bu kurumlar çiftçinin yanında olmak zorundalar” şeklinde konuştu. Bu politikaların üretici yerine tüccarı desteklediği vurgulandı.
Fındıkta 3.5 milyar dolarlık gelir potansiyeli varken, açıklanan düşük fiyatlarla bu gelirin 2.5 milyar dolarda kalacağı öngörülüyor. Kapıkıran, bunun ulusal bir kayıp olduğunu ve bu konularda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtti. Taban fiyatların belirlenmesinde, çiftçilerin gelecek yıllarda da üretim yapabilmelerinin güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.