Sanayinin temel hammaddelerinden bakır, güçlü talep ve arz endişeleri nedeniyle tarihi zirvelerini sürdürüyor. Londra Metal Borsası'nda mayıs ayı ortasında ton başına 14.097 doları aşarak rekor kıran bakır, ay sonunda 13.570 dolar civarında dengelendi.
Bakır fiyatlarını destekleyen başlıca faktörler arasında yapay zeka teknolojilerine yönelik artan yatırımlar, yeni veri merkezi projelerinin devreye alınması ve temiz enerji altyapısına olan ihtiyacın yükselmesi yer alıyor. ABD'de olası gümrük vergileri öncesinde şirketlerin stoklarını artırma eğilimi de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Piyasalardaki yükseliş beklentisinin arkasında, uzun vadeli arz-talep dengesizliği de önemli bir rol oynuyor. Uluslararası yatırım kuruluşları, 2026 yılında 330 bin tonun üzerinde rafine bakır açığı öngörüyor. Yatırımcıların emtia piyasalarındaki pozisyonlarını artırması da bu yükseliş beklentilerini destekliyor. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'deki madencilik faaliyetlerinin son aylarda gerilemesi, küresel arz üzerinde baskı yaratıyor.
Fiziki arzın daralmasıyla spot piyasada teslimat primleri yükselirken, hurda bakır arzındaki kısıtlamalar maliyetleri artırıyor. Bu durum, jeopolitik gelişmelerden ziyade üretim kapasitesindeki sınırlamaların fiyatlamalarda daha etkili olmasına neden oluyor. Uluslararası yatırım bankaları da bakır piyasasına yönelik beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Citigroup ve JPMorgan, mevcut arz açığının devam etmesi halinde bakır fiyatlarının ton başına 15 bin dolar seviyesine ulaşabileceği tahmininde bulundu.