ABD ve Küba arasındaki siyasi gerilim, Trump yönetiminin Küba'ya yönelik uyguladığı yakıt kısıtlamaları ve yaptırımların sonuç vermemesi üzerine askeri seçeneklerin değerlendirilmesiyle yeni bir boyut kazandı. Beyaz Saray kaynakları, Küba liderliğinin reformlar konusundaki tutumunu eleştirerek, askeri müdahalenin artık ciddi bir ihtimal olduğunu belirtiyor.
Geçtiğimiz haftalarda 94 yaşındaki eski Küba lideri Raul Castro'ya yönelik bir iddianame hazırlığı gündeme gelmişti. Bu durum, askeri bir operasyonun ilk işareti olarak yorumlanıyor. Ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik gerçekleştirilen operasyona benzer şekilde, Castro'nun da bir operasyonla ülkeden çıkarılması senaryolar arasında yer alıyor. Askeri planlamacıların, sadece bireyleri hedef almakla kalmayıp, rejimi sarsacak hava saldırıları ve doğrudan kara işgali gibi geniş bir yelpazede seçenekleri değerlendirdiği ifade ediliyor.
Beyaz Saray kaynakları, olası bir operasyonda Kübalı sürgünlerin rol almasının ihtimalinin düşük olduğunu vurguluyor. Yönetimin, geçmişteki başarısız girişimlerin aksine bu kez doğrudan Amerikan askeri gücüne güveneceği belirtiliyor. Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, Fox News'e verdiği demeçte, Küba'daki mevcut yönetimin değişmeyeceğini düşündüğünü belirterek müdahale sinyalini güçlendirdi.
ABD'nin Küba'ya yönelik gözetleme uçuşlarını artırması ve CIA Direktörü John Ratcliffe'in adaya yaptığı ziyaretin ardından gerilim tırmandı. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin herhangi bir askeri saldırısının ciddi sonuçları olacağı uyarısında bulundu. Küba'nın Rusya ve Çin ile olan ilişkilerini güçlendirmesi ve yüzlerce askeri drone edinmesi, Washington tarafından ulusal güvenlik tehdidi olarak algılanıyor.