ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ilişkilerin normalleştirilmesi amacıyla bazı ülkelerin İbrahim Anlaşmaları'na katılım göstermesi gerektiğini belirtti. Trump, özellikle Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerin bu anlaşmaları imzalamasının önemine dikkat çekti.
İbrahim Anlaşmaları, Trump'ın başkanlık döneminin sonunda İsrail ile bazı Arap devletleri arasında ABD aracılığıyla diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesini hedefleyen bir dizi belge olarak biliniyor. İlk olarak Eylül 2020'de İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında ikili anlaşmalar imzalandı. Bu süreci Ekim 2020'de Sudan takip etti, ancak iç karışıklıklar nedeniyle anlaşma imzaları gerçekleşemedi. Aralık 2020'de ise Fas, İsrail ile diplomatik ilişkilerini normalleştiren ülkeler arasına katıldı.
Daha sonraki dönemlerde, 1992'den beri İsrail ile diplomatik bağları olan Kazakistan, Kasım 2025'te İbrahim Anlaşmaları'na dahil oldu. Aralık 2025'te İsrail tarafından resmen tanınan ve Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland de aynı dönemde anlaşmalara katılacağını duyurdu. Somaliland'i resmen tanıyan tek ülke İsrail'dir.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan İbrahim Anlaşmaları Deklarasyonu, Ortadoğu'da barışın korunması ve güçlendirilmesini amaçlıyor. Anlaşmaya taraf olan ülkeler, dinlerarası ve kültürlerarası diyaloğu teşvik etmeyi ve imzacı devletler arasında dostane ilişkiler geliştirmeyi taahhüt ediyor. Deklarasyonda, tüm bireyler için hoşgörü ve saygı içinde yaşanabilecek bir dünya vizyonu ile Ortadoğu ve dünya için barış, güvenlik ve refah hedefleniyor.
İbrahim Anlaşmaları ismi, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'ın ortak kökenini simgeleyen 'İbrahimi dinler' kavramından esinlenerek seçildi. Anlaşmaya imza atan ülkelerin büyük çoğunluğu, bu üç dinin ortaya çıktığı ve yayıldığı coğrafyalarda yer alıyor. Bu anlaşmalar, İsrail ile Arap devletleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde ABD'nin attığı adımların bir devamı olarak değerlendiriliyor. Bazı uzmanlar, anlaşmaya imza atan İsrail ve Sünni Arap devletlerinin, İran ile bölgesel bir rekabet içinde olduğuna işaret ediyor.