İstanbul'da faaliyet gösterdiği iddia edilen ve yenidoğan bebeklere yönelik ihmallerle ölümlerine sebebiyet verdiği öne sürülen bir grubun yargılandığı davada, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporlar dosyaya eklendi. Raporlar, 10 bebeğin ölüm sürecini ve sanıkların tıbbi uygulamalarını mercek altına aldı.
ATK raporlarında dikkat çeken önemli bulgulardan biri, bazı bebeklerin uygun tıbbi müdahale ve tedavi süreçleri ile hayatta kalma ihtimallerinin bulunduğu yönündeki tespitler oldu. Raporda, özellikle S., H.K. ve Ö.H. isimli bebekler için, 'zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması durumunda kurtulma ihtimallerinin bulunduğu' değerlendirmesi yapıldı. Bu bulgu, davanın kilit noktalarından birini oluşturuyor.
Raporlarda, hastanelerdeki işleyişe dair ciddi iddialar da yer aldı. Doktorların düzenli vizit yapmadığı, tedavi planlarının hemşireler tarafından oluşturulduğu, epikriz raporlarının doktor olmayan kişilerce hazırlandığı, laboratuvar sonuçlarında usulsüzlük yapıldığı, bebeklere ait görüntülerin başka hastalarla değiştirildiği ve yoğun bakım şartlarının yetersiz olduğu iddiaları ayrıntılı olarak incelendi.
Ayrıca, bazı bebeklerin 112 Acil Sevk Sistemi yerine, yeterli donanıma sahip olmayan özel hastanelere maddi menfaat amacıyla sevk edildiği ve bu durumun bebeklerin sağlık durumlarını olumsuz etkilediği raporda belirtildi. K. bebek özelinde hazırlanan raporda, neonatoloji bölümü bulunmayan bir hastaneye sevk edildiği, günlük hasta takiplerinin doktor tarafından yapılmadığı ve tedavi kayıtlarında hekim imzası bulunmadığı tespitlerine yer verildi.
Hayatını kaybeden O. bebeğe ilişkin raporda ise tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, bazı sanıkların uygulamalarının tıbbi standartlara aykırı olduğu ve yürütülen tedavi süreci ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu değerlendirmesi yapıldı. Ö.H. bebeğin yeniden canlandırma işleminin doktor gözetimi olmadan hemşireler tarafından yapıldığı, H.K. bebekte ise yaklaşık 10 gün içinde gram kaybı yaşandığı ve gerekli beslenme tedavisinin uygulanmadığı kaydedildi.
S. bebek raporunda, kalp anomalileri tespit edilmesine rağmen cerrahi müdahale yapabilecek tam donanımlı bir merkeze sevk edilmediği belirtildi. A.K., A., K., M.S. ve K.M.T. isimli bebeklere ilişkin raporlarda da organizasyon eksiklikleri, uzman hekim gözetimi olmadan yapılan yeniden canlandırma işlemleri ve tıp kurallarına aykırı tedavi süreçleri gibi tespitler yer aldı.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam eden dava sürecinde, ATK raporlarının en önemli deliller arasında değerlendirilmesi bekleniyor.