Küresel ısınma ve kontrolsüz betonlaşmanın bir sonucu olan kentsel ısı adası etkisi, metropollerde yaşayan kronik akciğer hastaları için ciddi riskler barındırıyor. Şehir merkezlerindeki asfalt ve beton yüzeylerin emdiği ısı, gece saatlerinde dahi düşmeyen yüksek sıcaklıklara yol açıyor. Bu durum, yer seviyesinde biriken kirli hava ve ozon gazı ile birleşerek solunum hastaları için tehlikeli bir ortam oluşturuyor.
Sıcaklık Farkı ve Hava Kimyası Değişiyor
Türk Toraks Derneği Astım ve Allerji Çalışma Grubu üyesi Fevziye Fisun Yıldız, kentsel ısı adası etkisinin sadece bir sıcaklık artışı olmadığını, aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Yoğun beton ve asfalt yüzeylerin güneş ısısını emmesiyle şehir merkezlerinin, çevredeki bölgelere oranla 3 ila 7 santigrat derece daha sıcak olduğu belirtildi. Yüksek sıcaklıkların, araç egzozlarından çıkan bileşiklerin güneş ışığıyla tepkimeye girmesini hızlandırdığı ve yer seviyesinde zararlı ozon oluşumunu artırdığı kaydedildi.
Hastaneye Başvuru Oranlarında Artış
Yoğun yapılaşmanın hava akımlarını zayıflattığı ve kirleticilerin şehir içinde birikmesine neden olduğu vurgulandı. Yer seviyesindeki ozon gazının astım ve KOAH hastalarında akciğer tahrişi ve nefes darlığına yol açtığı aktarıldı. Yapılan araştırmalara göre, aşırı sıcak dönemlerde astım kaynaklı acil başvuruların yüzde 20-30, KOAH kaynaklı hastane yatışlarının ise yüzde 14-25 oranında arttığı gözlemlendi.
Risk Grupları ve Korunma Yöntemleri
Gece sıcaklıklarının düşmemesinin vücudun toparlanma sürecini zorlaştırdığı ifade edildi. Özellikle yeşil alanı az olan mahallelerde yaşayanlar, düşük gelirli bölgelerdeki sakinler, yaşlılar ve kronik hastaların daha yüksek risk altında olduğu belirtildi. Korunma amacıyla, kronik solunum hastalarının 11.00-17.00 saatleri arasında dışarı çıkmamaları, yoğun trafik bölgelerinden uzak durmaları ve yeterli sıvı tüketmeleri tavsiye edildi.