Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 20 Mayıs 2026 Salı günü saat 09.00'da 5.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, Adıyaman, Elazığ ve Kahramanmaraş'ta da hissedildi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un depremden 15 gün önce yaptığı tahminin doğrulanması kamuoyunun dikkatini çekti.
Gazeteci Sevilay Yılman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Prof. Dr. Üşümezsoy'un 5 Mayıs'ta kendisini arayarak Battalgazi'de stres biriktiğini ve kısa süre içinde 5.5-5.6 büyüklüğünde bir deprem beklentisi olduğunu söylediğini aktardı. Yılman, Üşümezsoy için "İnanılmaz bir bilim insanı. Tek kelime ile bravo!" ifadelerini kullandı.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yaptığı açıklamada, "Güçlü bir sarsıntı oldu. 4.4 km derinliği olduğunu öğrendik, o nedenle şiddetli hissettik. Şu ana kadar herhangi bir ihbar gelmedi. Çok şiddetli hissettik" dedi. Depremin ardından okullarda eğitime bir gün ara verildiği ve öğrencilerin sınıflardan çıkarıldığı bildirildi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, depremin merkez üssünün Battalgazi ilçesi olduğu ve 7.03 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirtildi. Depremin Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Adıyaman gibi çevre illerde de hissedildiği öğrenildi.
Elazığ Valiliği'nden yapılan açıklamada ise kentte herhangi bir hasar ihbarının olmadığı vurgulandı. Valilik, "İlimizde de hissedilen deprem sonrasında ilimizdeki AFAD, 112 ihbar hatlarına herhangi bir hasar ihbarı yapılmamıştır. Bütün birimlerimiz depremin ilimizdeki etkilerini yakından takip etmektedir" ifadelerini kullandı.
Deprem bilimcilerden de değerlendirmeler geldi. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Malatya'daki 5.6 büyüklüğündeki depremin, 6 Şubat 2023'teki depremlerin bir artçısı olduğunu belirtti. Ercan, bu büyüklükteki bir depremin betonarme yapılarda yıkıntıya neden olmayacağını, ancak taş evlerde duvar çatlakları, baca yıkılmaları gibi hasarlara yol açabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Süleyman Pampal ise CNN TÜRK'e yaptığı değerlendirmede, Malatya'nın hassas bir bölge olduğunu ve çevredeki fayların 7'nin üzerinde deprem üretebileceğini belirtti. Pampal, özellikle Yedisu Fayı'nın risk taşıdığına dikkat çekti. Daha önce de bölgedeki depremler sonrası Yedisu Fayı'na işaret eden Pampal, bu fayın 200-250 yıldır kırılmadığını ve 7.4 büyüklüğünde deprem üretebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Kenan Akbayram da Yedisu Fayı'nın Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun doğu ucunda yer alan ve yaklaşık 240 yıldır kırılmamış bir segment olduğunu vurguladı. Akbayram, bu fay kuşağında en son depremin 1784 yılında gerçekleştiğini ve tekrarlanma süresinin dolmuş olabileceğini sözlerine ekledi.