İsrail ordusunun Lübnan topraklarına yönelik yeni hava saldırıları ve İran'ın buna karşılık vermesi, küresel emtia piyasalarında arz endişelerini artırdı. Pazartesi günü petrol fiyatları varil başına 2 doların üzerinde değer kazandı.
Orta Doğu'daki askeri hareketlilik, çatışmaların sona ereceğine dair beklentileri zayıflattı. Bu durum, küresel ticaret için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki petrol sevkiyatlarının durma riskiyle birlikte fiyatlara yansıdı.
ABD hafif petrolü vadeli kontratları yüzde 2,32 artışla varil başına 92,64 dolara, Brent petrolü ise yüzde 2,5 artışla 95,42 dolara ulaştı. Bu artışlar, piyasalarda oluşan arz endişelerinin doğrudan bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
İran yönetimi, Washington ile yapılacak herhangi bir barış müzakeresi için Lübnan'ı da kapsayan kalıcı bir ateşkesin ön koşul olduğunu belirtiyor. Tahran, Beyrut'taki müttefiki Hizbullah unsurlarını hedef alan operasyonlara İsrail topraklarına füze fırlatarak karşılık verdi. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'ya İran'a karşı yeni bir misilleme başlatmaması yönünde çağrıda bulunacağını açıkladı.
İsrail ordusu, mart ayında İran destekli Hizbullah güçlerinin saldırıları üzerine Lübnan topraklarına girmişti. 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan yönetimleri arasında bir ateşkes kararı duyurulmuştu. Ancak bu anlaşmaya rağmen sınır hattındaki askeri temaslar devam etti.
OPEC+ koalisyonu, pazar günü son dört ay içindeki dördüncü petrol üretim artışı kararını onayladı. Ancak piyasa analistleri, birçok OPEC+ üreticisinin Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık nedeniyle üretim kotalarını dolduramadığını belirtiyor. Bu durumun küresel piyasalardaki arz endişelerini gidermekte yetersiz kalacağı öngörülüyor.
Haitong Futures analistleri, daralan arz-talep dengesi ve azalan küresel petrol stokları nedeniyle fiyatların yükselebileceğini belirtti. Uzmanlar, diplomatik bir ateşkes sağlansa bile Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların normale dönmesinin aylar sürebileceğini vurguluyor. Enerji altyapısındaki olası hasarlar, toparlanma sürecini daha da yavaşlatabilir.
Morgan Stanley, küresel ham petrol piyasasını zamana karşı bir yarış olarak tanımladı. Kurum, Hürmüz Boğazı'nın haziran ayı boyunca kapalı kalması durumunda, fiyatlardaki sert yükselişleri sınırlayan tampon faktörlerin ortadan kalkacağını belirtti. Banka, güçlü ABD ham petrol ihracatının ve Çin'deki zayıf talebin tedarik şokunun bir kısmını absorbe ettiğini, ancak küresel lojistik krizinin bu dengeleyici etkiden daha uzun sürmesi halinde arz koşullarının sıkılaşacağını öngörüyor.