İran, İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırısına misilleme olarak İsrail topraklarına füze saldırısı başlattı. Bu gelişme, 8 Nisan'da ilan edilen ateşkes sürecinden bu yana İran'ın İsrail'e yönelik ilk doğrudan askeri müdahalesi olarak kayıtlara geçti.
Saldırı, bölgedeki tansiyonun yeniden ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken, ABD ile İran arasındaki diplomatik müzakereleri olumsuz etkileyebileceği ve çatışmaların yeniden alevlenmesi riskini taşıdığı değerlendirmeleri yapılıyor. İsrail'in bu saldırıya bir karşılık vermesi bekleniyor.
İran devlet medyası, İsrail'e yönelik üçüncü füze dalgasının da fırlatıldığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından yapılan açıklamada, hedeflerden birinin İsrail'in kuzeyindeki Ramat David Hava Üssü olduğu belirtildi. DMO, saldırıların İsrail'e yönelik bir uyarı niteliği taşıdığını vurgulayarak, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını sürdürmesi halinde bölge genelinde daha geniş çaplı operasyonlar düzenlenebileceği tehdidinde bulundu.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı ve İran'dan dört füze fırlatıldığının tespit edildiği bildirildi. Hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve tespit edilen tehditlere karşı önleyici tedbirlerin alındığı ifade edildi. Bir ABD'li yetkili ise Başkan Donald Trump'ın gelişmelerden haberdar edildiğini belirtti.
İran ordusundan yapılan açıklamada, İsrail'in Güney Lübnan'daki saldırılarını artırması ve Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesini hedef almasının 'tüm kırmızı çizgilerin aşıldığı' anlamına geldiği kaydedildi. Açıklamada, İsrail'in bu bölgelerdeki saldırılarını genişletmesi veya İran'ın eylemine karşılık vermesi durumunda daha sert müdahalelerle karşılaşacağı ve İsrail ile onu destekleyen ülkelere yönelik yıkıcı saldırıların düzenleneceği uyarısı yapıldı.
İsrail ordusu sözcüsü, Beyrut'a yönelik İsrail saldırısının ardından yapılan durum değerlendirmesi neticesinde, önümüzdeki saatlerde İsrail'e yönelik yeni saldırı ihtimaline karşı hazırlıkların yapıldığını bildirdi. Sözcü, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin savunma kapasitesini güçlendirdiğini ve çeşitli savunma ve saldırı senaryolarına karşı yüksek hazırlık seviyesini koruduğunu belirtti. Üst düzey askeri yetkililerin gelişmeleri yakından takip ettiği ve değerlendirmelerde bulunduğu, halka ise dikkatli ve tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulunulduğu aktarıldı.