ABD Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) teşkilatında görevli acting direktör David Venturella'nın imzasını taşıyan bir kararname, kurumun yeni serbest bırakılan gözaltındaki kişilerin ölümlerini raporlama uygulamasını sonlandırdı. Bu değişiklik, Trump yönetiminin kitlesel göçmenlik karşıtı gözaltı politikalarının insani bedelini gizleyebilecek nitelikte.
Washington Post'un ilk duyurduğu bu adım, Biden yönetiminin 2021'de yürürlüğe koyduğu ve ICE'ın serbest bırakılmalarından sonraki 30 gün içinde meydana gelen ölümleri Kongre'ye bildirmesini ve bu ölümleri araştırmasını zorunlu kılan politikayı yürürlükten kaldırıyor. 2021'deki politikanın amacı, ICE'ın ağır hasta kişileri gözaltından salarak ölüm vakalarından kaçınmasını engellemekti. Örneğin, beyin hasarı veya enfeksiyon geçiren gözaltındakiler, ICE tarafından serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra hayatlarını kaybetmişlerdi.
Bu karar, kurumun gözaltındakilere sunduğu sağlık hizmetlerinin kalitesi konusundaki incelemelerle aynı zamana denk geliyor. Bu yılın ilk beş ayında 18 kişi hayatını kaybetti ve önemli sayıda intihar vakası yaşandı.
2021 tarihli kararname, iki yıl boyunca Kaliforniya'daki Adelanto gözaltı merkezinde tutulurken geçirdiği felcin ardından koronavirüs kapan ve ICE tarafından serbest bırakıldıktan üç gün sonra ölen bir adamın ardından yürürlüğe konmuştu. O dönemde acting başkanı olan Deborah Fleischaker, politikanın, "ICE'ın gözaltında ölümleri önlemek için insanları serbest bırakmaması gerektiğini açıkça belirtmek üzere değiştirildiğini" ifade etmişti.
Venturella'nın son kararında, "ICE, bir birey kurumun gözetimindeyken meydana gelen ölümleri raporlama standart uygulamasına geri dönüyor" ifadesi yer alıyor. Bir sözcü, Washington Post'a yaptığı açıklamada, yeni politikanın "sağduyuya dayalı" olduğunu ve ICE'ın gözaltındaki ölümlerle ilgili şeffaflık taahhüdünü sürdürdüğünü belirtti. Ancak, bir bireyin gözaltından ayrıldıktan haftalar sonra vefat etmesi durumunda izleme veya inceleme sorumluluğunun kendilerinde olmadığını savundu.