İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı davada duygusal anlar yaşandı. Davanın 34. celsesinde, tutuklu sanıklardan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş’in savunmasının ardından İmamoğlu gözyaşlarına hakim olamadı.
Sözcü TV Muhabiri Sezin Ceren Övünç, duruşmadaki atmosferi aktardı. Mustafa Keleş’in savunmasının ardından salondakilerin duygulandığını belirten Övünç, İmamoğlu’nun çapraz sorguda soru sormak için mikrofonu eline aldığında ağlamaktan konuşamadığını söyledi. İmamoğlu, Mustafa Keleş’e hitaben, “Değerli oğlum” diyerek başladığı sözlerini gözyaşları nedeniyle sürdüremedi.
İddianamede Mustafa Keleş’in tutukluluğuna sebep olarak gösterilen örgüt üyeliği suçlamasına yönelik İmamoğlu, “Bizim örgütümüzden haberdar mısınız? İş dışında bir görüşmemiz oldu mu?” gibi sorular yöneltti. Mustafa Keleş’e benzer bir soru sormak istediğinde duygulanan İmamoğlu, daha sonra, “Seninle çocukluğundan beri bayramdan bayrama görüşürüz, harçlık vermem dışında bir görüşmemiz oldu mu Mustafa?” diye sordu. Mustafa Keleş’in “Hayır, olmadı” yanıtı üzerine İmamoğlu, “Allah kimseyi evladıyla sınamasın. Ben Türk yargısı adına bu delikanlıdan özür diliyorum. Allah kimseye bunu yaşatmasın. Bu iddianamename artık bir şey demek istemiyorum” ifadelerini kullandı.
Mustafa Keleş ise savunmasında, 11 aydır olmayan, hayali bir rüşvet alma eyleminden tutuklu olduğunu belirtti. Savcılık tarafından kendisine yöneltilen suçlamaları anlayamadığını ifade eden Keleş, aleyhindeki delil veya beyan bulunmadığını söyledi. Savcılığın kendisini pek çok suçtan cezalandırmak istediğini ancak atılı suçları nasıl işlediğine dair bir açıklama sunmadığını dile getirdi. Keleş, “Bütün bu sürecin en başında ben Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne telefonla ifade vermek üzere çağrıldım. Kuzenim Murat Keleş’ ile de orada girişte karşılaştık. Daha tek bir kelime söylemeden hakkımızda gözaltı kararı verildi” dedi.
Keleş, savcılıkta babası hakkında sorular sorulduğunu ve rüşvet alıp almadığına ilişkin soruları yanıtladığını anlattı. Kamu görevlisi olmadığını ve rüşvetle bir işinin bulunmadığını belirttiği ifadesinde, kendisine tek bir örgüt sorusu sorulmadığını vurguladı. Keleş, “Savcılık babamın benim örgüt yöneticim olduğunu iddia ediyor ama aramızda baba oğul ilişkisi dışında herhangi bir örgütsel bağ bulunduğunu gösteren tek bir somut delil veya bir beyan dahi yok” şeklinde konuştu.