Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ebola virüsünün nadir görülen bir türünün yol açtığı salgın nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti. Bu, örgütün uyguladığı en yüksek alarm seviyesi olarak biliniyor.
Salgının Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda başladığı ve komşu Uganda'ya yayıldığı bildirildi. Virüsün diğer ülkelere sıçrama ihtimali endişe yaratıyor. Özellikle Bundibugyo türünün, onaylanmış bir aşısı veya tedavisi bulunmaması durumu daha da kritik hale getiriyor.
Enfeksiyon sonrası ölüm oranının yüzde 90'a kadar çıkabildiği belirtilen hastalığın, ulusal güvenlik tehdidi olarak kabul edildiği ifade edildi. Afrika'daki çatışmalar ve altyapı yetersizlikleri, sağlık ekiplerinin müdahalesini zorlaştırıyor.
Bundibugyo varyantı ilk olarak 2007'de Uganda'da, ardından 2012'de Kongo'da tespit edilmişti. Mevcut aşı ve tedavilerin büyük çoğunluğu daha yaygın olan Zaire varyantına karşı geliştirilmişti. Bu durum, Bundibugyo varyantına karşı mücadelede doktorların elini zayıflatıyor.
Salgının merkez üssü olarak gösterilen Mongbwalu altın madenciliği bölgesi, on binlerce işçinin sürekli hareket halinde olması nedeniyle virüsün yayılmasında önemli bir rol oynuyor. Virüsün eyalet başkenti Bunia'ya ulaşmasıyla birlikte 200'den fazla şüpheli vaka ve 65 ölüm bildirildi. Uganda ve Güney Sudan sınırlarına yakınlık, virüsün bölge geneline yayılma riskini artırıyor.
Ebola virüsünün Sahra Altı Afrika'da görüldüğü ve enfekte hayvanlarla temas yoluyla insanlara bulaştığı belirtiliyor. Virüs, Kovid-19 gibi hava yoluyla değil, enfekte kişilerin vücut sıvılarına doğrudan temas edilmesiyle yayılıyor. Bu nedenle hastalarla ilgilenen aile bireyleri ve sağlık çalışanları yüksek risk grubunda yer alıyor.