Diş hekimliği öğrencilerinin, özellikle bazı vakıf üniversitelerindeki klinik eğitimlerin yetersiz olduğuna dair sosyal medya paylaşımları tartışmaları beraberinde getirdi. Öğrenciler tarafından dile getirilen iddialarda, mezuniyet için gerekli olan uygulamalı eğitimin eksik verildiği ve bu durumun mesleki yeterlilik ile toplum sağlığını riske atabileceği savunuluyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diş Hekimi Derya Yıldız, diş hekimliği eğitiminin teorik bilginin klinik uygulama ile birleştirilmesi gereken zorlu bir süreç olduğunu ifade etti. Bazı vakıf üniversitelerinde öğrencilerin yeterli hasta görmeden mezuniyet aşamasına geldiği yönündeki iddiaların ciddiyetine dikkat çekildi. Klinik stajlarda dolgu veya kanal tedavisi gibi pratik süreçleri deneyimlemeyen mezunların, hem eğitim kalitesi hem de halk sağlığı açısından sorun teşkil edebileceği belirtildi.
Eğitimde adaletsizlik ve haksız rekabet konularına değinilen süreçte, devlet üniversitelerindeki öğrencilerin yoğun klinik pratiklerden geçtiği vurgulandı. Vaka sayılarını tamamlamakla yükümlü olan öğrenciler ile bu süreçleri tamamlamadan mezun olduğu öne sürülen gruplar arasındaki farkın, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (DUS) üzerinde haksız rekabet yarattığı ifade edildi. Klinik pratiği zayıf olan hekimlerin uzmanlık eğitimine başlamasının hasta güvenliğini tehlikeye atabileceği kaydedildi.
Eğitim standartlarının korunması adına denetim ve kontenjan düzenlemesi yapılması gerektiği de dile getirildi. Kontrolsüz fakülte ve kontenjan artışlarının eğitim kalitesini düşürdüğü belirtilerek, klinik staj yeterliliği sağlanamayan kurumların sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulandı. Mesleki saygınlığın korunması için eğitim altyapısına uygun kontenjan planlamasının öncelik kazanması gerektiği ifade edildi.