Diyarbakır'da Dilan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili davada savcı, maktulün eşi A.A. hakkında 'kadın olan eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, '6136 Sayılı Kanun'a muhalefet' suçundan ise ayrıca cezalandırılmasını talep etti.
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, Dilan Aslan'ın eşiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle 26 Aralık 2024'te çocuklarıyla birlikte İstanbul'dan Diyarbakır'a geldiğini belirtti. Sanık A.A.'ın da ardından kente geldiği ve aile büyüklerinin araya girmesiyle tarafların yeniden bir araya geldiği ancak sık sık tartıştıkları kaydedildi.
Mütalaada, sanığın izlediği bir videodaki kadının eşi olduğunu düşündüğü, bu konuyu saplantı haline getirdiği ve eşini, 'Seni öldüreceğim, bunu da bütün akrabalarıma namus davası diyeceğim' sözleriyle tehdit ettiği ifade edildi. Olay günü tarafların bayram ziyaretlerinin ardından eve döndükleri, gece saatlerinde yaşanan tartışma sırasında sanığın kendisine ait silahla eşine ateş ederek öldürdüğü değerlendirildi.
Olayın ardından sanığın 5 yaşındaki oğlunu ve eşini evde bırakarak valizleriyle ayrıldığı, daha sonra akrabasını arayarak durumu haber verdiği belirtildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporda ise Dilan Aslan'ın ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı, beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği kaydedildi. Atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığı belirtilen raporda, ölümcül atışın kişinin kendisi tarafından yapılmasının da başka biri tarafından gerçekleştirilmesinin de tıbben mümkün olduğu ifade edildi.
Maktulün annesi Şadiye D., duruşmada söz alarak sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, 'Benim kızıma işkence ediyordu. Ağzına silah dayıyordu, 3 gün boyunca konuşamıyordu. Kızımı öldürmekle sürekli tehdit ediyordu' dedi. Maktul yakınları ve avukatları da savcılık mütalaasına katıldıklarını belirterek sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep etti. Sanık A.A. ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, 'Çocuklarım baskı altındadır. Baskı altında ifade vermişlerdir. Bana haksızlık yapıyorlar. Benim evim, ocağım yıkıldı. Bundan beter bir durum yoktur. Beraatımı talep ederim' dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu belirterek tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık müdafine esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlaması için süre veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi.