Antalya Körfezi'nde etkili olan poyraz nedeniyle kıyılara ulaşan denizanası yoğunluğunun azaldığı bildirildi. Uzmanlar, denizanalarının büyük ölçüde dipte olduğunu ve tüketildiğini belirterek, vatandaşların rahatlıkla denize girebileceğini açıkladı.
Normalde yaz dönemine kadar devam eden denizanası hareketliliği, bu yıl sert poyrazın etkisiyle körfezin iç kesimlerine kadar ulaşmıştı. Ağırlıkları 10 kiloya kadar çıkan denizanaları, zaman zaman kıyılarda ve deniz yüzeyinde görülmüştü. Yoğunluk, balıkçı ağlarında da zarara yol açmıştı.
Son günlerde poyrazın etkisinin sona ermesiyle körfezdeki denizanası yoğunluğunda önemli ölçüde azalma kaydedildi. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, mevcut denizanası popülasyonunun düşük olduğunu ve kalanların dipte bulunduğunu belirtti. Bu canlıların çıyanlar, yengeçler ve deniz salyangozları tarafından tüketildiğini ekledi. Gökoğlu, vatandaşların endişe etmeden denize girebileceği yönünde güvence verdi.
Denizanalarının ölüleriyle dahi temas edilmemesi gerektiği vurgulandı. Prof. Dr. Gökoğlu, geçmişte balıkçıların ellerinde ciddi tahribatlar oluştuğunu hatırlattı. Bu yılki yoğunluğun nedeninin sert poyraz olduğunu, geçen sene poyrazın az olması nedeniyle bu geçişin yaşanmadığını ifade etti.
Beyin, kalp ve omurgaya sahip olmayan denizanaları, vücutlarının yaklaşık yüzde 95'i sudan oluşan jelatinimsi canlılardır. Yaklaşık 650 milyon yıldır varlığını sürdüren bu omurgasızlar, dokunaçlarındaki yakıcı hücrelerle avlarını etkisiz hale getirir. Nematosist adı verilen bu yakıcı hücreler nedeniyle denizanalarının büyük bölümü zehirli kabul edilir.
Temas halinde ciltte yanma, kızarıklık ve acı gibi belirtiler görülebilir. Türkiye kıyılarında görülen bazı türler, özellikle Pusula denizanasının dokunaçlarında bulunan mikroskobik iğneler aracılığıyla zehir aktarabilmektedir. Bu dokunaçlar ciddi cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir.