Ceza hukukçusu Dr. Erdi Yetkin, Türkiye'deki yargılamalarda yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yetkin, günümüzde sıkça dile getirilen 'düşman ceza hukuku' kavramının Türkiye'deki durumu tam olarak açıklamadığını belirtti.
Alman bir hukuk profesörünün teorisine dayanan 'düşman ceza hukuku'nun, hukuk düzeninin düşmanlarına farklı bir hukuk uygulanabileceği fikrini taşıdığını ifade eden Yetkin, bu teorinin 11 Eylül saldırılarının ardından daha fazla gündeme geldiğini söyledi. Ancak Yetkin'e göre, bu teori Türkiye'deki mevcut yargılamaları tam olarak izah etmiyor. Türkiye'de özel olarak düşmanlara yönelik bir hukuk olmadığını, asıl sorunun mevcut kuralların tamamen dışına sapmış, sayısı artan yargılamalar olduğunu vurguladı.
Dr. Yetkin, Enis Berberoğlu, Osman Kavala, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Tayfun Kahraman davalarında Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını örnek gösterdi. Bu durumun, Türkiye'nin 'ikili devlet' yapısına doğru ilerlediği yönündeki tespitlerini güçlendirdiğini dile getirdi. Yetkin, 'ikili devlet' yapısını, bir yanda hukuk kurallarının işlediği, diğer yanda ise halin icabına göre işleyen politik kararların hüküm sürdüğü bir sistem olarak tanımladı. Bu yapının, Nazi Almanyası'nın savaş öncesi dönemini andırdığını belirtti.
İçişleri Bakanı'nın açıklamalarına rağmen operasyonlar, ev aramaları veya özel yaşama ilişkin görüntülerle karşılaşılmadığına dikkat çeken Yetkin, bunun 'ikili devlet' biçiminin bir yansıması olabileceğini öne sürdü. Hukuk kurallarının, belli siyasi saiklerle ve belli kişilere yönelik olarak uygulanmadığı durumların varlığını sürdürdüğünü ifade etti. Bu kişilere karşı yürütülen ceza muhakemesinin politik amaçlı olduğunu ve kararların da politik biçimde verildiğini belirtti.
CHP'nin 38. Kurultayı'na 3 yıl sonra gelen 'mutlak butlan' kararını da değerlendiren Yetkin, çağdaş hukukun normlara göre işlediğini ve hukuki güvenliği sağlamayı amaçladığını söyledi. Yargının gücünün, hukukun ilkelerine ve önceden ilan edilmiş normlara göre karar vermesinden kaynaklandığını vurguladı. Yetkin, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararının, hukukun ilkelerinin, metodolojisinin ve Türkiye'deki geçerli normların tümden reddiyesi anlamına geldiğini savundu. Bu türden saf politik kararlara karşı hukuki değil, ancak politik mücadele verilebileceğini sözlerine ekledi.