ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptının dün dijital ortamda imzalandığını bildirdi. Vance, anlaşmanın, İran'ın nükleer programlarını kapsamlı bir şekilde ortadan kaldırdığını ve bu programı yeniden inşa etmelerini engelleyeceğini belirtti.
Vance, İran'ın belirli yükümlülükleri yerine getirmesi durumunda Körfez ülkeleri tarafından finanse edilecek 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonuna erişebileceğini ifade etti. İran'ın dondurulmuş 24 milyar dolarlık fonlarına erişmesinin, henüz kamuoyuna açıklanmayan mutabakat zaptı metninin bir parçası olduğu yönündeki iddiaları ise reddetti. Anlaşmanın imzalanmasının ardından daha teknik ve ayrıntılı konuların müzakerelerde ele alınacağını sözlerine ekledi.
Vance, varlıklar üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasının görüşülmeye hazır olduğunu ancak daha büyük bir meselenin, nükleer program konusunda uzun vadeli taahhütlerde bulunmaları halinde ekonomileri üzerindeki yaptırımların kaldırılması olduğunu vurguladı. İsviçre'de cuma günü yapılması beklenen imza töreni öncesinde Vance, mutabakat zaptının elektronik ortamda imzalandığını teyit etti.
İsimsiz bir ABD'li yetkili ise, mutabakat zaptına ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkan Yardımcısı Vance ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ın imza attığını belirtti. Yetkili, Hürmüz Boğazı'ndaki trafikte önemli bir artış beklendiğini, bu artışın şimdiden başladığını ve zamanla yavaş yavaş artacağını öngördüklerini söyledi. Mutabakat zaptının tam metninin önümüzdeki 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını ve tam şeffaflık ilkesinin benimsendiğini aktardı.
Yetkili, İran dini lideri Mücteba Hamaney'in mutabakat zaptına imza atmamasının alışılmadık bir durum olmadığını, ABD'nin eski Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nda da dönemin dini liderinin imzasının bulunmadığını hatırlattı. Trump'ın zaptı bizzat imzalamasının, sürece olan bağlılığını ve kararlılığını gösterdiği ifade edildi.
ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığına ilişkin olarak ise yetkili, teknik görüşmeler süresince mevcut askeri varlığın korunacağını, ancak nihai bir anlaşmaya varılması halinde planlanan bir azaltma yapılacağını belirtti. Bölgedeki kuvvetlerin önemli ölçüde artırıldığını, ancak İranlıların verdikleri sözleri yerine getirmeleri halinde bu güçlerin azaltılmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.