Milli Mücadele'nin başlangıcından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışına uzanan süreç, Ankara'nın milli egemenliğin merkezi haline gelişini anlatmaktadır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkarak başlattığı Milli Mücadele, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile şekillenmiştir. Bu kongrelerde alınan kararlar, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararıyla kurtaracağı ilkesini vurgulayarak milli egemenliğin önemini ortaya koymuştur.
Milli Mücadele'nin lider kadrosu, zorlu koşullar altında Sivas'tan Ankara'ya hareket etmiştir. Tarih 18 Aralık 1919'u gösterdiğinde, Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Kurulu, 20'nci Kolordu Komutanı Ali Fuat Cebesoy ve Ankara Valisi Yahya Galip Bey tarafından Ankara'da karşılanmıştır. Ankara halkı, Seymen Alayı'nın da katılımıyla büyük bir coşkuyla karşılamada bulunmuştur. Mustafa Kemal Paşa, Zeybek kıyafetindeki Seymenlere hitaben, "Merhaba Efeler!" diyerek selamlamış ve millet yolunda kanlarını akıtmaya geldiklerini belirten Seymenlere, "Var olun yiğitler!" diyerek karşılık vermiştir.
Ankara'nın Milli Mücadele'nin merkezi olarak seçilmesinde stratejik önemi büyüktür. Ulaşım kolaylığı, trenle İstanbul ve diğer cephelere bağlantısı, Oğuz töresinin varlığını sürdürmesi ve ulusal direnişe olan desteği bu tercihte etkili olmuştur. Bu nedenle Ankara, hem Meclis'in hem de İstiklal Savaşı'nın merkezi konumuna gelmiştir. O günlerde, İngiltere destekli Yunan Ordusu'nun hedefi Ankara olmasına rağmen, bu stratejik konum Milli Mücadele'nin başarısı için kritik rol oynamıştır.
Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920'de yayımladığı genelge ile milletin yeniden seçeceği temsilcilerden ve İstanbul meclisi vekillerinden Ankara'da yeni bir meclisin kurulacağını belirtmiştir. 21 Nisan 1920'de askeri ve sivil makamlara gönderdiği telgrafla Meclis'in açılacağını müjdelemiştir. 23 Nisan 1920 Cuma günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi büyük bir törenle açılmıştır. Padişahta toplanan yetkiler, Meclis aracılığıyla millete devredilmiştir. Bu tarihi günde, Ankara'daki marangozlar tarafından yapılan kürsüde, Anadolu işgal altında olduğu için siyah bir örtü kullanılmıştır. Isınma için sac soba, aydınlatma için petrol lambası ve vekillerin oturması için öğrenci sıraları getirilmiştir. 24 Nisan 1920'de ise Mustafa Kemal Paşa, TBMM Başkanlığı'na seçilmiştir.